op. o7: gül parmaklı şafaktan kopup gelen pagan

çağın özbilgi, aralık 2020

sis gibi ölüp dağılıyor / örtük

yüzlerini doğuya dönmüş günlerde

gül parmaklı şafaktan kopup gelen pagan

elinde – avucunda ne varsa vermiş / insanlara

kaygının bütünsel hazzından uyanıp

yılgınlıktan mahrum kalmış adaklara af

olsa olsa birkaç grifon: barikat

                       rüyasını süsleyecek olan freskte

Karadeniz’dedir pandomimin rüyası hâlâ

yirmi dokuzunda ölmüş bir sanatçıdır: Krispos

hadi buda bütün anıtları / payla

atının sırtında geç cehennem vadisinden

bütün katmanlarında adı olmalı yayının

Termessos’ta ov bir kılıcın bıraktığı izi: Alketas

cesedine işkence edilen genç bir ormandır / hâlâ

aklında kalan ateşin yanığıyla / ortak miras

her katmanı farklı kaplarla sulanır tarihin

ve her taşın altından bir efsane çıkar

ben o tarihin sürdürücüsü / belki payanda

yapısal unsurlara çakılı / dik duran ya da dik tutan

adının karşıladığı anlam misali yıldırım düşen tapınaklara

yolları ayaklarıyla süren,

                              bilmediğini öğrenmeye çalışan öğrenci

sanki mezar steli, sanki seksen beş yıllık sürgün: Romani Bambino

Zeugma’da mozaiğe, Urfa’da Müz’e dönüşler

dokuzun ona tamamlandığı gün

bir elimde güvercin, bir elimde fıstık salkımı

ne de çok benziyorumdur / Neşa dilinde Assuwa’ya

sis gibi ölüp dağılıyor / örtük

yüzlerini doğuya dönmüş günlerde

gül parmaklı şafaktan kopup gelen pagan

uzak bir çağdan beri çağsızım

o yüzden adımı Çağın koymuşlar

Yorum bırakın