mesiha irehan, haziran 2021
Ne sen bu mektubu okuyabileceksin ne de ben çok uzaklara gitmiş olacağım. Gitmek denilen eylemi, hiçbir zaman becerememişimdir zaten. Cam önündeki saksılar gibi öylece durdum hep.
Çocukken geceleri birlikte pencereden dışarı bakardık. Uzaktan ışıkları görünen evleri gösterir, “Bak kızım! O ışıkların her biri ayrı bir dünya, ayrı bir hikaye,” derdin. Uzun uzun bakardım. Her ev için kafamdan mutlu birer hikaye yazardım.
Uzaktan bakınca neyi gördüm biliyor musun baba? Işığı yanmayan tek ev, bizimkiymiş. Karanlık ve mutsuz hikayelerle dolu…
Sanki birileri beni bir filmin en heyecanlı sahnesinde tutup senaryosunu okumadığım başka bir film sahnesine bırakmış. Hikaye başka tarafta kaldı, ben başka tarafta. En güzel yerinde sen diziden ayrıldın ve hayatımın reytingi düştü.
Ya da şöyle anlatayım. Hani maça giderdik ya seninle. O izlediğimiz maçın oyuncularından biriymişim de oyunun ilk dakikalarında kırmızı kart yiyip saha dışına atılmışım ve bütün maçı yedek kulübesinden izlemişim gibi bir his bu. Takım yenmiş, seyirciler sahaya atlamış, boğarcasına sarılmışlar arkadaşlara, kan ter içinde kenetlenmiş bizimkiler. Ben hem varım hem yokum. Aynı takımda olduğum için varım, oynamadığım için yokum. Öyle garip bir şey işte.
Bunları okuyabilme şansın olsaydı eğer; sitem eder, “Bak şu benim kızın yazdıklarına,” derdin eminim. Senin eserinim ben, hiç şikayet etme! “Boş boş oturacağına eline bir kitap al oku,” diye diye az kafamı yemedin. Okurken gün geliyor kaleme sarılıyorsun işte böyle, sonra o kalem silah olup sana dönüyor ve içinden öldürmeyen ama süründüren kurşunlar yağıyor üzerine.
Bugün Babalar Günüymüş. Ben de bilirdim gömlek, kravat, cüzdan almayı; baba kız çektirdiğimiz bir fotoğrafı profil resmi yapmayı, altına da afili sevgi sözcükleri yazmayı. Biz hiç babalar günü kutlamamışız ki seninle. Böyle bir günün varlığını öğrenecek yaşa geldiğimde, sen çoktan gitmiştin.
Radyoda Yurttan Sesler Korosu çıkmıyor eskisi gibi, Samime Sanay yaşlandı. Türkü söyleyip sesimizi kayıt yaptığımız arkalı önlü kasetler de tedavülden kalktı. Adile teyze öldü, “Uykudan Önce” bitti, bütün çocuklar büyüdü, ben büyüdüm baba. Babalar günün kutlu olsun…
