kazım baran yılmaz, kasım 2020
sucithlara lata
bir yerde bir yanlış var, misaller
bir yerde onanmaz bir kusur, meselalar
bir yerde tılsımını yitiren bir ihtimal, belkiler
kaybettik ve belli etmedik
asırlık sırrını elden duyan bir yabancının
ehemmiyete düşman oluş hırsını
hızıyla çürüdük hem de kesintisiz
diri sandıklarımızın iç ihtilallerine
hedef oluşuna benzer
örneğin tahrir’de
aynı cismi başka tanımlayıp
adını başka koyanların
ve dilinde başkadan başka laf olmayanların
insanın yakın geçmişine değebilmesinde
bir ruhtan çok bir elle
yani yetiden ziyade edinimle
bir fikri ifaya dökmesi
kanı meşru, savaşı hak
taraf olmayı yegane kıldı
veyahut gazze’de
işlenmiş madenlerin
çocuk etlerine iştigalinde
anakronik ölçümler bütününün
önceden dikkate alınmamış hesap hatasında
ortaya çıkartılan her türlü doğrulama girişimini
olaydan ve olandan bağımsız
hiçbir döneme yakıştırılmayışı
sonsuz enginlikte bir zafiyetin
kendisini sürekli yenilemesiyle ün saldı
misal bir yanlış var
mesela onanmaz bir kusur
belki tılsımını yitirmiş bir ihtimal
-de, ki
bir doğru, her biçim ve hep birlikte
kaybettik
belli etmesek de.
