op.41: geceler bana zulmü öğretiyor

hasan salih kaymaz, aralık 2020


geceler bana zulmü öğretiyor 

ben sırtımı dönüyorum gecelere 

doğrusunu bildiğim yalanlardan ve 

her şeyi düzeltmeye kalkışmaktan sakınıyorum 

bir yere vardıramadığım cümlelerin tutsağıyım 

doğrusu korkağıyım ben adını anmaların  

yok yere üzüntü duymaların 

tadına oracıkta varıp muhafaza etmek 

hikmetinden sual olunan vicdanları 

ne acı, kimseler kadar oturaklı değilim 

yeşermemiş bir hınç salınıyor içimde 

gece alıp beni yepyeni sabahlara dağıtıyor 


bir zulmün hükmünü görüyorum kasım soğuğunda 

çocuk olmak, yalnız olmak kumkapı’da 

zamanın gövdesinde 

öfkemin payesi avurtlarımdan kayıyor 

kime ne sürgün çerçilerden 

ana kucağında patlayan bombalardan kime ne 

biliyorum gece tüm uykuların serinliğidir 

ve biliyorum hayat müşterek bir şey değildir 

elbet her gün yeniden bölüşülebilir bir ekmek 

ya da  

eh aleksey! madalya değilsin ki boyunda taşınasın 

denebilir 


ademoğlu alışan bir varlıktır oysa 

acıya alışmak büsbütün 

zaman hazza gebe beklerken 

hayat bu ya derdim  

su gibi denk dağılmıyor 

değiştiremediğim gerçeklerin korkağıyım 

incil okurken insan olmak daha kolaylaşıyor 

biliyorum 

kızıl başlı yoldaşlar 

ağlayan çocukların sorumlusunu ben yapıyor 

hep bana kalıyor bu kötü olmak yükü 

olmak ve ölmek arası dokunan mekiklerden 

kendime mayası tutmamış 

bir ömür biçiyorum 


eşitsizlik demeden sınıf, devlet demeden sermaye 

diye diye inanmama mecbur bıraktığın yalanların 

kölesi olmuyorum 

hayat… 

ilmeği kaçmış bir serde yaşamakmış payımıza düşen  

Yorum bırakın