op.81: gittikçe bozuluyor sesim. gayrım yetiş

yusuf araf, mart 2020


#1

su yadırgıyor kendini tenimde. yaralıyor dediklerimi, diyeceklerimi örseliyor yeniden.
değil uzanıp dindiğim kahrın o ağızdan çıktığı için yıkadığı şeyde terk. hiç yoktu olacağı güzel yüzümde gülen hüznün hükmü. ola ki çağrıldım. ola ki bilindim çarşının ortasında, kahraman ellerle bilindim, korkak sözlerle ya da şeyler tanıdı gündüz körü gölgemdeki aksi.
önemi miydi olup biten geçmişin. de hele nedir olmadığım onca kavrama. de nedir hele hiçbir kurala yaltaklanmadığı aslımın.

#2

ne etsem geçmiyor ağzımı devşiren sözün tadı
desem ne bu kesiğin anlamı bakmaya çıkmıyor gizi
orada oynaşmakta serçe, kavuşmaya kaç kalıyor, dememle kal
bunlar safi yalan, aynı şarkıyı diyorsak sesin kıtlığıdır illa

kendimi hep bu suya uzattım
acıdan başka ne denecek hasada
kurşundan başka ne terimde çocuk arar

ama soğuğun da hakkı var sevişmelerde
sıcağın muhakkak bezmiş ayağı, tenimin utangaç kahrı

yoksa ne diye uyurken betondayım
uyanırken nehirde

#3

evvela yirmağa gidiyrum

deme yandaş meydan. deme elinin hamuruyla başlıyor dayının sirkülasyonu. deme çektiğin bıçak kadar sivri ağzının yayı. sığındığı taarruzu diktiklerim bu yaptığımız iş mi şimdi. oynamıyorum ben yirmağa gidiyrum!

yani değil ki tuttuğumun altın olduğu görüle onca zaman
değil ne muradım varsa verile çekindiğim çingeneden. kirli elden. pıtraklı tırnaktan
ben bunu demeyeydim iyi olmalı olacak olan sebepsiz keder. demeyeydi sevdiğini iyi olaydı.
naystumun mitmediği günlerde kalakaldı kulağımızın ardının dikilmediği bu meydanlara.
usanasın ruh. kahrolabilesin de çıktığım ezadan. baktığı güle düşen çiye kes ola dediğim hayret.

dur şimdi yirmağa gidiyrum. ha gayret.

seni kötü zamanlarda içimde bir ferahlık olarak düşünüyorum. seni bir sözü bana oralardan alıp getirirken. oralar benim çocukken bakıp imrendiğim bahçe. ev. duşa kabinli ev. üçartbir ev. bilerek bana ağaçlar arasından serin sular toplaya ağzın. onca zaman beni durmak susatmış da gideyim iştahımı bir çeşmeye bağışlamaya.

gideyim ama yirmağa. ama bağışlayabilemeye sesimi. gür diye hele. duya diye nehir ve uyku. bile beton diye. illa diye.

uyanırken nehirde ne diye
uyurken betondayım

Yorum bırakın