op.93: bulantı – iki

kazım baran yılmaz, eylül 2021

her gece sonsuz bir bulantıyla uyuttuğum midem her sabah büyük bir yangınla, ortalığı kanın götürdüğü bir savaşla, bitmek bilmez bir kıyımla uyandırıyor beni. uyanır uyanmaz lavaboya koşuyorum. iç organlarım ağzımdan çıkana kadar kusuyor, ciğerlerimi patlatacak şiddette derin nefesler alıyorum. sonra ağzımı çalkalıyor, kafamı suyun altına sokup bir süre bekledikten sonra üzerime bir şeyler geçirip göğün aydınlanmasını beklemeden sokağa atıyorum kendimi.

ceketimi evde unuttum.

kalmam gereken bir yer, almam gereken bir öç, tahsil etmem gereken bir borç yok, biliyorum. her uğraşın, her zahmetin, her bedelin bir karşılığı olması gerekmiyor, bunu da çok evvelden öğrendim. yaşamak, bilinçle bedenin denk düşmesinden başka hiçbir şey değildir derdim, hala öyle diyorum. biteceğini bildiğim bu rastlantıyı herhangi bir biçimde anlamlandırmaya çalışmıyor, sapmanın gerçekleşip tüm olguların kendi yoluna devam edeceği günü bekliyor, sadece yürüyorum.

istikametim yok.

akşam serinliyor, dünya elini ayağını çekiyor üstümden. çıkarıp bir sigara yakıyorum. kendi ayak izlerimle karşılaşmaktan korkup başka bir yoldan geriye sarıyorum günü. ellerimi ceplerime tıkıyorum. kapının önüne geliyorum, sigarayı kaldırıma fırlatıyorum. şöyle bir yokluyorum kendimi.

anahtarım kayıp.

yaşamak; hatırlanmış korkunç bir gelecek, unutulmuş sefil bir geçmiştir. anlıyor, aklıma geldikçe kendime uğruyorum.

Yorum bırakın