usame yördem, eylül 2021
Nabzını yokluyorum şimdi, taze bir ölünün.
Yenilgiler uslanarak büyüyen çocuklar, isli bir şehri ne yaparlar şimdi?
Bir bıçakla daldığım odalar, bana başka gülüyor şimdi, başka adam olmanın tarihine yenilerek
Ve mecburi bir büküşle boynumu, başka sürükleniyorum.
Başta, bir başkası vardır diyorum,
Çarmıhlar sözgelimi, İsalar ve akşam yemeğinde son defa olmanın bilincinden yoksun olmaklar,
Ve sonra bir araya getiren olanaklar, hatırlattığı üzere: ölümlüyüz.
Sosyallik özelliğimi yitiriyorum böylece, yeni bulaş bir mağara açıyor yüzümde, büyüyen kahır bir başka olacaktı, bunu beklemiyordum.
Orta tahsilatıyla yüzüme tedrisat soran avuçları var adamların ve adamların avuçları,
İçe bakan tanrıya nispetli mi yoksa ben mi yok yere yapıyorum bu çıkarımı, bilinmiyor.
Başka güvenli bir şey geçiyor aklımdan, sanki ne geçse içimde bu değil de daha başka demek için susuyorum son zamanlarda.
Daha fazla delirmemek için iptal ediyorum psikiyatri randevumu, birkaç dakikalık suskunluğu ve sonra olaysız dağılmanın da bir olay çıkarma olasılığını.
Bir doktorun çıldırasıya susması karşısında verilecek bir cevap: yok. Bulamıyorum. Bunu kurguluyorum çok fazla zihnimde ve üstelik yapayalnızken.
Sizin de ölümü düşlediğiniz oluyor mu, geceleri uyurken ve henüz yaşıyorken?
Kalıyor öyle, iğreti ve tutuk ve serin bir sabah ölüsü gibi başka türlü olsa iyi miydi, bilinmiyor.
Son defa bakmak isterkenki durgunlukla kalkışılmış bir öç ya hayat, bir başkasının bize sunduğuymuş gibi hissettirmesi de bundan, garip bir gücü var doğrusu /ölmekle eş anlamlı olmanın
Ölümün nabzını yokluyorum şimdi, başka yenilmek bilmiyorum çünkü.
