adını sayıklıyorum gündüz vakti
etrafımı saran bembeyaz kar tabakasına doğru yürürken
oldukça sessizim beni duyamazsın
aslında küskün de değilim
bir köşede lüksemburg’un başkentini yokluyor ellerin
diğer köşede şili’de okyanusu dalgalandıran deprem bakışlarına rast geliyorum
sağ kalan ilk insan oluyorum
bir sonraki gün enkazda aranıyorum
ispanya’nın faşist iktidarı varken
pan’in labirentinde hayalperest bir çocuk oluyorum başka zaman
kimliğimi buluyorum saçının kulak arkasında saydamlaştığı o küçük yerde
sonra seni aklıyorum
başka gün fakülte kantininde çay yudumlayan etkisiz bir genç olarak
senden gelen notumun aa olmasını bekliyorum
işte böyle umutluyum
sonra arkama bakıyorum
aslında çoktan yok olmuşsun
op.129: eray erkin, yolunu çevirdiğin anda biraver olmak
