op.143: r’ulaş karakuş, nar kanarken

 

i.

bir kırbaç gibi şakıyan şu güz karanlığı

ve kaygılı gecenin ayartıcılığı…

 

serçe parmağımda uyuyan kentler büyüttüm

acıyla ve hüzünle yunulmuş saatler dakikalar…

 

şiirlerin ömrünün uzadığını gördüm yana yana.

yana yana!

yanmalar icat ettim kendime yarı soyunuk gecelerde

güzel yanarım bilirsin harfler kucağımda ayaklanırken.

 

bu dünyaya ait değiliz sevgilim

bu derisi saçaklanan dökülen çağa:

iplerle yönetilen yönetim şekillerine

ve kanlı otoriter yapılara!

 

ii.

bütün vücuduma seni arzuluyorum

istemlice…

doldurup boşaltıyorum yorgun bir şilep gibi 

içimin ağrısını b’ağrına.

 

bütün vücuduma 

vücudumla seni

kavramlarına kavramlarımla

 

kırılma noktamız çatışan dudaklarımız olmalı

şehirlere bombalar düşerken durmadan!

 

diyorum ki; içsek tüketsek tüm okyanuslarını dünyanın: kurutarak.

vakitli vakitsiz selasını okusak tarihin bütün anakaralarda

afrika dahil asya dahil amerika hariç:

ruganları hep kanlıdır çünkü conilerin tonilerin!

yosma bir şehvetle demokrasi getirirler

girdikleri her çöplüğe vebalı bir horoz gibi!

 

söylesene sevgilim

ne renk kokuyordur çocuk parkları şimdi

kırmızı mı siyah mı

yoksa yatalak bir mavi mi!

 

fıtratımızda var derimiz yüzülmüş hep…

tuz taşıyan bir bıçağın altında 

tahrik olmuş diri soluğumuz:

İsa, incirine muhtaç… 

 

yer yarılsın

yarılsın yer

dünyanın uzun avlusuna doğru

narlar kanarken!

 

Yorum bırakın