beni kendi sokağında gör
yadırga kör bıçağı bilerken ağzımda biriken kanı
ödüm kırılırken, annem susarken, bir kedi bir denize bakarken
ve bir çocuk intihar etmişken beni yadırga
kaburgamdan aşağı inen ilk su damlasını sen hisset
bak genzimde güvercinlerin kanıyla sevişen yeni yetmeler, işgüzarlar, patronlar var
her hakkım bir sözleşmedir
alnıma bak ve oku
beni bağışladığın o ilk gün sigortam olsun
hem bak dünyadan yana her acı bize kalan bir prim
biliyorsun okudum, anladım ve kabul ediyorum
ben artık seninim
bu benim resmi belgemdir
bu benim seninle aramızda dünyaya karşı yaptığımız sözleşmemizdir
hem sen biraz devlet, biraz patron, çokça işverensin amin!
allah seni başımızdan eksik etmesin
bir gün sana martıları nasıl örgütlediğimi anlatırım
sokaklarda işportacılar eşitlik satıyor bunu sana anlatmalıyım mutlaka, bir mendil kaç kravat eder mesela bunu ilk sen bil
bürokratik orospular, gömleği janti adamlar adalet satıyor bunu sen bağışlar mısın?
senin terazin geniş senin allah’ın büyük
sorsan’a allah’a bağışlar mı? politikacıları ve şiir satıcılarını
sana pazartesi günlerini anlatsa bir işçi
bordrosu allah tarafından düzenli yatırılıyor dersin
sen dilimin yarısını annemin ağıtlarıyla biledin
cinnetlerin hepsini her sabah biz çektik
asgari düzeyde senin de allah’ın bizi sevip sayar
soframızda bir ekmek, bir adalet, bir umut gelirse biraz da senin cinnetindir
birer birer biledin dilimi
kemiğimden iliğime ben sana biraz kendi sokağımdan baktım
