op.151: yiğit ergün, borderline sonat



I.

el de sensin âlem de

şu tepede esen rüzgâr sensin

içinde yandığın yangın, altında kaldığın çığ

boğazının düğümlendiği ezber senin

her gün sabah manşetlerini dolduran omurganın sahibisin

bilinçaltımın altını üstünü getiriyor gidişin

buna felsefede anlam arıyorum, anlam arayışımı sikeyim

felsefesinden öte gitmiyor, varken yoksun. yokken varım.

paradoksu odunsu bir ikilem, kamuoyunun politik filtre kancıklığı

mamafih medusanın nazarı, mafyasız nüvelenmeyen toplumsal muhalefet

gereksiz açılan yamalar, gereksin açılan çukurlar

ve sorulan sorular, döşenen sorunlar, gereksiz…

çukurlar, o çarklıda el’ele göz’göze anılarımız

ama hukuk vazgeçmiyor cazibesini sergilemekten

ama senle doğup senle batıyor güneş

ama gölgemde kıvrıldıkça uzayan

başını senin çektiğin bir yılan

aşkımız mutlak butlan!

ama demeyecek mi tanrılar ve tanrıçalar bize,

sizin kavganızın da egonuzun da mevcudiyetine..

o zaman ne diye ne diye,

yiyip durur insan kurdu olan insanı u’lan?!



II.

özüm kabını bilmiyor

tencere ka

paklanmıyor bal

konum intihâl

az konvansiyonel değil-im

piçtir

gece

bilirim

uğraştırır ve sürükler

oldum olmuyor artık oldum olası bu şehirde

yeni bir şey arıyorum

içinde olmak bir şeylerin ve onlar için de

esrik ve bozulmuş

kötü hava, mesafe

önlem aldığımız kendimiz

önlem aldığımız hayatımız

kapımızı tutan itler

bahçemizi yağmalamaya dilekçe veren memuriyet

çakallarla aynı sürüden çakalların tetikçisi

yabanıl din. zor adımlar, zor pilaki

imparatorluk zor

yıkılmamız gerekiyor



III.

güzelim ama mutsuz

güç kovalamaktan imtina edip

dük egoları kucaklıyorum

anda kısık ateşte olmaktan,

zorlu tahrik süreçlerinden geçiyorum

hayatımızı açık açık siktiklerine emin

haytalığımızın ucuza gittiğine mutabık

zorunlu namazların ayıklığında münafık

falan geçiyordu zaman

ellere nesi teşnelerden

zaten tamam orası tamam

genetikte girişim yok

kanda yüksek doz isyan

bileydi de gelmezdi lazarus

odamın küfünü yastık eyleyip

çağımda oturmuş lazanya yiyorum

nâm ıssız, namıssız.

içini boşaltıyor gökyüzü

yeni yollar keşfediyor kuşlar

sıkıştım kaldım kahpe vidalı çarklarda

al beni sinemana, yak! sıcak olayım

voltasını alsın sabır

metanetini korusun matemim

(matem)

madem

amatem

ekim-kasım 2021 / kadıköy-gemlik

Yorum bırakın