kuş topluyorum, dağ kesiyorum içimden
koltuk takımı yakıp sıvaya Sovyet Rusya anlatıyorum
tarih mümkün, çatlak tabağa kırılmayı anlatıyor
ve nasıl kararlı
gözünden düşen o kızgın kızıl karanlık
dahil
yerim sarsılsa, diyorum
kendine kırıntı kanaviçe toprak
diyorsun, sarsılsın
maymundan geldiğine inanmayan
sanatkar ruhlu deist gibi
peygambere dönem
zaman kültürüne ayak uyduran
yarı gri yarı felçli yarın gibi
çık gel
sonuna kadar ayık kararları karanlıkta kırıştırdım
çık gel
kırığın hacmini, kruvaze konyak ile kirpiğine yakıştırdım
çık gel
dünya eksen algısını yeşile denk bakışına değiştirdim
çık gel
sahi neden çok cevap buldum
çık gel
yorgunluğu yorgunlukla yordum
aklın sınırını
sardunya sarsıntılı kışlardan ayrılıp hem de
