kana hızlıca karışmasın azgın ayrılık, sen ona yalnızlık de
tanrıya giden cinayet raporları arasına sıkıştır o tatlı temmuzu
çırılçıplak yanlışlığında bırak tüm delilleri
sen bir daha
bir bana yiğit deme!
pimi çekilmiş bir bomba gibi taşıyorsun ya şimdi ellerinde
dilimi doğradığım sadakatsiz kalemi…
yapma, saplama bir çocuk silüetine daha!
ve saplama bir delikanlı daha yılgın kalbine!
bak eroin sokaklarda, bak kar yağıyor tüm ılımlı düşlere
tüm kulübeler terk edildi, tüm sevgililer terkten bedel
az ötede azrailin kulağına eğiliyor ateş
şehvetli sevişmelerle itaattesin mezar başı çiçeklerine
bak baharın ağzı köpürmüş, bak her orman müebbetle doyuyor
gece pis ayaklarıyla darp ediyor yeryüzünü
sen bir daha
bir şiire katil deme!
koma hali kendini belli etmesin kimselere, sen ona tatlı uyku de
ay bile ıslanmışken kendi gözyaşlarından pervasızca,
kasıklarına eğilen bakir örümcek
koynunda besliyor seni acımasızca,
bundan tembihledim; damarlarından morfin emecek bağımlı çocuklar,
temize çekecekler paslı günlük sayfalarını
hatırlatacaklar sana yeniden:
nankör iştir hasret aşk tazelemezse nefreti
ve iki kişilik mısralarda yalnız sendrom gibidir bağlaçların alıkoyduğu fiiller…
duydun artık işte! duydun yaralarını, duydun hüzünlerini, duydun ihanetlerini
şimdi ister al her şeyimi
hiç yazılmamış bir şarkıda yürü, leşini çıkar bağla gözlerini
ister amonyak karıştır kanına, katlet bir başka arıyı
zikret bir başkasının başucunda en ıssız başlıkları
zaten mutebersin sen de, zaten kınında taşınmamalı hiçbir hain darbe!
okşuyorum ben şimdi yanaklarımı en kurak portakal bahçelerinde, biriktiyorum derimi ısıran hüznü en peyk
dudaklarımda
ve biliyorum ben şimdi hiçbir acıya bedel ödenmez, armağan edilen hiçbir parazit geri istenmez
varken bir de ihtirasın en zehirli yaz yağmuruna… hiç istenmez!
zaten tek kişiliktir aşkın gerdanına dayalı hıçkırığın sesi, bırak hoş kokular içinde geçsin zulüm
bırak bedenim de tek seyretsin duysun neyi öldüreceğini
zaten merak etme yapayalnız sürdürmezsin yapmacık dramını, sana sevgili olacak düş var
çünkü zaten
yakından tanıdığın kokuşmuş bir et yığınında
taşıdığın tek heceli yitik bir geçmişin var
