op.161: emre ay, hep hiç




benden kurşun geçildi
kıvrımlı boyun soyarken iştahlı çağ gözleri
ölüm içimde dirildi


ertelenmiş vücut hatları
terli şarkılı ten atakları
geçmişi uyandıran geleceği tasarlayan
hala en ilkel ama hala en çağdaş nefes aktarımları
dudakların kelimeler için kullanılmadığı
kırışık bir karanlık zamanı


herkes dağıldı çıplak aydınlıkta
-kaldım kendimde göçmen-


savaşan ben değildim
ben savaş meydanı
kan en yakın adım


kullanılmadıkça bir elde güle dönüşen silahtım
kullanıldım
saçıldım


kim bıraktı yanılmayı ilk pişmanlıkta
kim kurtardı dün bıraktığını dünde
kim yakmadı kendinde olmayanı başkasında bulduğunda
kim açmadı bir kapıyı koşarak
buldum sanarak kendini arayanı


çalmadığım kapıyı ben kapattım
evimden taşınmadım hayır evimi taşıdım
bitti.




Yorum bırakın