op.162: kazım baran yılmaz, raw – 140910





bıçağı etinden kıskanacaksın
ikinin rakamla da yazılabildiğini öğretecek gece
aslında sana he-ce-le-mek istediğim ne çok şey var
bir bardasın, oturuyorsun, boynunda hala sarı sırma ip
-bana! diyorsun; biraz daha damar
-yanımdakine kan, sek olsun lütfen


biz bugüne her gün pazartesi deyip geçeceğiz
sihirli bir öpücük alnında yedi harf kabartacak
dudaklarından başka çıkar yol yok gibi ezberleyeceğim kıvrımını
-bak! diyeceğim; yaraya hemen şu rampadan çıkılıyor
-içine su dolmuş, tuzlu
-birazdan birkaç serçe gelip kanat değdirecek


zamanı gövdenden sakınacaksın
bütün tırnakların uzun olacak
parmaklarını kıvırıp avuç içinde saklayacaksın
kimbilir kaç sırta meridyen çizdi
kimbilir içine kaç ayrı ter sindi
etini yatıracaksın ayrı bir yatakta kaldırdığın
-iki! diyeceksin; bildiğim en asal yalnızlık
-kendisinden başka sadece hiçe bölünüyor


sen beni sadece ceset bilip güleceksin
parlak ambalajlı bir mart bir geceye sığacak
kahkahandan başka duam yok tanrıya ileteceğim
-bak! diyeceğim, ölünce, dilim döndüğünce ve herhangi bir gece
-ben dişlerinin arasında ezileceğim
-birazdan birkaç serçe gelip karnını doyuracak

korkma diline sarılmayacağım.





mayıs, 2010.




Yorum bırakın