op.171: toprak şems tezcan, her hayırda bir şer vardır



salınıyorum yedi kızılın mavisinde

süblimleşemeyen bir gaz gibi

ozonlarıma ayrılıyorum, deliniyor tabakam


bodrum’a gidiyorum

daha önce gölgesinde dinlendiğim ağaç

artık yok, bir metamorfozla

otele mi dönüştü diye düşünüyorum

/gözüme bir tabela ilişiyor:

“bu otelin yapımı sırasında hiçbir ağaç kesilmemiştir.”


tabelanın yanına gidip

üç kere fısıldıyorum

çünkü yak’ılmıştır

çünkü yakı’lmıştır

çünkü y a k ı l m ı ş t ı r

berlin’e gidiyorum sonra

hemşerilerimden kurtulamıyorum

kurtulamıyorum zamlardan

/oranın azınlıklarından

bizden biri bir bakan oluyor

aman ne medeniyet,

gelir gelmez yaptığı ilk icraat ise

zam oluyor, ‘et’e zam, z a m

içindeki aşağılık kompleksi

rahatsız ediyor onu, o artık bir bakan

o artık üstün, onun parası var

artık değil azınlık, üstinsan

diğerlerinden bir farklı olmalı

öyle değil mi‽

sonra dönüyorum anakarama

ekonomimiz çok iyi deniyor

eyvah diyorum, bunların ağzından

hayırlı bir şey çıktıysa:

artık her hayırda bir şer vardır

sonra ne mi oluyor?

burası çokomelli kağıtlarımızı

daha rahat düzleştirmemiz için

beş liralık madeni paralar çıkıyor

//iki kilo biberi daha rahat alabilmemiz içinse

beş yüz liralık banknotlar

elektrikler de kesildi – – artık ‘uzun’ları yakma vaktidir

Yorum bırakın