yarı yolda bıraktım üç beş anı
yürüdüğün her yolların neticesine kanaat getirmiyor kaldırımlar
çünkü bir kuş kadar hafiftin
bunu ancak sarfiyatlardan sonra görebilirdim
derya deniz kadar uçsuz bucaksız olmuştun
söyle şimdi sana ne oldu?
önceden hiç böyle değildin
lady writer koydum adını bu yüzden
kışkırtıcı dire straits notalarından arakladım bunu
o esnada saçlarını kulak arkası yaptığında beliren ilk kızıllığın
bir akşamüstü güzelliğinde olduğunu keşfedip durdum
ya notalar bu kusursuzluğu karşılamıyordu
ya da bu şarkı sen gibi bir şarkı değildi
söyle şimdi sana ne oldu?
sen önceden böyle hüzünlü çalmazdın
yarı yolda bıraktım üç beş anı lady writer
gecenin bir yarısı tabure üstünde yanan sigaranın son külünden
endless çalmaya başlayıncaya kadar saati beş etmiştin
içlice ağlamayı sabaha karşı yedirdin gizlice
tane gözyaşlarından izini bulup da geldim
söyle şimdi sana ne oldu?
sen önceden böyle güçsüz değildin
adını lady writer koydum bu yüzden
olduğun halinle raftaki en güzel kitaptın
sisifos duysa bırakırdı tanrıların yüklediği o büyük kayayı
çünkü umutsuzluğun sebebi sensizlikten ibaretti
ya da bergman’ın persona’da aradığı ara kimliğin
seni sevmekle oluşabileceği fikrini de düşünüp durdum
söyle şimdi sana ne oldu?
önceden böyle karmaşık değildin
