Bu vakitte zaman senle göğsün arasında
İyi bak kendine / kendini dinle
İyi futbol oynardın oysa
Hayata karşı kaleci yapmışlar seni.
Bak bir kez daha düşecek bu sözcük
İnsanların hizasına
Turuncu bir rengi düşle
Ardından durulan göğün renginde.
– Uzaktan sert şut / biraz kırgınlık biraz yorgunluk var.
Bazı alışılmadık durumları saymazsak
Alışık olduğum bir şey
Yanağın elmaya benzetilme durumu
Ve elmaların insanlardan büyüktür
Demokrasiye olan inancı.
Bazı kelimelerin birden fazla şehri var
Uzadıkça yorulan bir sıvıdır zaman.
– Uzaktan bir düş / Hayat bu bazen yapmadıklarını da yapmış sayar.
Geceler kısalıyor, içimde bir virgül uzayıp duruyor
Hayat diyor çoktan seçmeli değil bazen
Kendi ekseninde yoktan seçmeli.
Sokağın en iyi koşan çocuğu kaleci oluyor gözlerimin önünde
Karıncalar demokrasiye inanmıyor
Ve eskisi gibi bileklerinde bir bebek uyutuyor deniz.
– Uzaktan bir yüz / Her şey biraz tanıdık kalıyor her şeye.
Günler birbirini kovalıyor renkler de öyle
Taşlar birbirini parçalıyor içimde.
Bu yazılanların kaderi Orta Doğu’ yu ilgilendirmiyor
Orta Doğu bazı anlar bazı şeyleri karşılıksız ilgilendiriyor.
Dünyanın diğer yerlerini diğer yerler bazen ilgilendiriyor
Zaman akışa geçiyor kirpiklerimden.
Uzaktan bir görüntü / Kavmim küskün kavmime.
Bir gölge değilim çoktan, bir gölgem olmadı, bir gölgenin içi değildim.
Beyaz bir gemi hüzünlü ve kalbi suda çürümüş tahta parçası.
Bazen Stalin de farklı bir mevsime inanabilir
Sadece kendisi için açılan bir devletin kapısında.
– Uzakta büyüttüğün yüklemi sakla
Hayat dediğin: Bir tarafa bakıp bir tarafa bakamama uğraşı.
Hatırla; Dünya çılgın bir ofsayt taktiği
Kalbine sapla özenerek yaptığın son tuzağı…
op.184: yakup diker, ne kimse ne de stalin
