op.201: usame yördem, burada olmalıydın anları*


O’na…


Keşke bu kadar keşke dememiş olsaydım.


Bir dal olur kırılan ve yerde; insandan olma, ona tutunmak şöyle ayrık dururdu, kaybın icadıyla ve hayatıyla.
Orada durur ve şöyle derdim hayta hayata: aşılmadık şeylerin ilki, bana ne demişti?


Burada olurdun ve aksardı hep cümleler.
Sanki başka türlü olacakmış duyguları, belki zamanları, geçmeyen şeyler ve bungu,
Çağırtılar ve yanındayımlar; artık yok, başka yerler veya üzülmekten yapılmalar, artık yok.


Geniş zamanlar, çok sıfatlar ve sanki olmazmış,
Ama yine de olursa hani, oluktur, ağrıdır, öylece geçecektir, acı mı yahut mıh bir çocukluk mu,
Birisinden birisi kalakalmak olur ve geçecektir.


İçeriler ve dışarılar başkalaşır, sallantılar sonra: niye bir araya getirmedim ki?
Özürleri ve kırıkları, başka bir şey olurdu kim bilir: özenli bir sorun, amaçsız bir boşluk yahut her şeyimdin demeyi bırakmak ve alışkanlıkları değiştirmek

Bir şey olurdu, hiç olmazsa olmamışlık olurdu ve bu olmamışlıkla giderdim başka yerlere.
Başka yerler hep daha güzel olur ve sen hep daha güzelsin.

Görürdüm, ne halim varsa.
İncitme matematiği, tavırlar veya incelikler büyütürdü: bu biraz da inanmak olurdu ki kullanışlı ölmeleri çağrıştıran da budur ve bu biraz olmaktır.
Başka resimler konuşuruz, başka sabahlar: günaydınlar mesela, rüyamda gördümler ve öyle kötüyüm ki, bu nasıl geçecekler; birikir, oluktur geçer ne olacak ki başka?

Gün boyu konuşuruz, birbirimizsiz birbirimizi devam ettirmeye özen gösteririz.
Bilmemler artar, öfkemi seyreltemem ve ölmeye cesaret ararım, bir tutunmak olur düşünce, duygulardan düştükçe: neredesin bilmeden düşüncesiyle kaybolmuş ve batırmışken hem de.

Sızımdan akardım, “kana!” derdim ona: bir şey vicdanlaşırdı, kendi putları olanlar için.
Azap büyürdü, içte durdukça böyle mavi, böyle büyük, böyle bozgun olurdu; yitirmiş olmak ise o denli, atıştıran ağlayışlarına derinlik denirdi, bir su yok olurdu ve bulanmaz aramızdaki şey,
Boğulmayı bazen, ölmeyi neredeyse hiç beceremem, yaşamak sürer, onu tutamam.

Yaşamak sürer, insan pek bilemez geceleri bunu, insan pek büyümez geceleri ve bana hep öyle gelirdi ki, insan ölemez de geceleri.
Alternatif yalnızlık mıdır yoksa soğuması mı birinin birisine sevgisinin, ne dersin?

Akar ve sana olmayan bir yöne aktıkça bir şey batar, gemi gibi değil benim gibi.
Özentili ve kıvrımlı şeyler zorlarken keşke dalını kırdım ve sahici şeyler arandım.
Acıları aştım, başka şeyler de vardı bildik ama asıl bilmedik olanlar onlardı.
Bizim olmayan hayat gibi veya sürdürmek zorundalığı: ama nasıl?

Olmayışı olur kılmayı bırakamıyor olmak, olmaz olsun.
Keşke başka türlü olsaydı veya
Keşke bu kadar keşke dememiş olsaydım.

Yorum bırakın