op.260: mehmet sezgin sarı, 503 kilometrelik cetvel*

“meğer hep çocukmuşum
büyümemişim, kalmışım”

Kıraç’ın bir şarkısından…



bir yasayla af çıkaralım gençliğimize
kimse buna dur diyemez nasılsa
fırtına çıkar, ütüsüz bir gömlek gibi yakışır aramıza
ben petunya sularım, bu böyle sürüp gider
kaçak kat çıkılmış soluklardan
mevzileri terk edilmiş bir koşuşturma
ellerimizle dikilir bahçeye

oysa siyahın gerçek ikâmetidir saçların
kimse bunu yalanlayamaz nasılsa
babanın ölümünü anımsadığın her gün
saksı dizeriz odamıza
bir petunyadır, birikir gider
harcını ben yaparım, sen taş üstünde taş koymazsın
yıkar bir binayı ankara yaparız ondan

işte, küçük bir doğum lekesi olarak öpüyorum dudaklarından
kasım kasım dökülürken bahçeme çocukluğu

Yorum bırakın