op.262: yakup diker, olmayan birine seni seviyorum dememe dersinden sonraki ilk teneffüs*

Ama yola koyulmak yolu bitirmek gibi
Yolu bitirmekse eğer
Perdeler yüzlere çekilsin pencereler yerine
İnsanlar çeşitli renklere boyansın yaşamış oldukları evler yerine.
Ama kan kusalım
Ama acımayalım / acımayan yerlerimiz olsun.
Bir yerlerimiz kırılmasın, bir şeyler bozulmasın
Bir yerlere erken dönülmesin
Geç kalınmasın bir yerlere.

Tuz basalım tenimize, tuz basalım ama nasıl?
Öylesine temiz, öylesine şeffaf ve güzel
Tuz basalım tenimize
Deniz tuzları, denizlerden çalınmış tuzlar.
Ama papatya kokularını özleyelim sabahları
Çünkü papatya kokularını özleyelim, papatya çaylarını
Kimin kimi daha çok sevdiği
Kimin kime daha çok kırılmış olduğu
Dünyasız balkonlarda demlenmiş konuşmalara sıkıştırılmış yalanları.

Ama yola koyulmak yolu bitirmekse eğer
Farz edelim kimseler kimseleri karıncaymışçasına sevmiş
Farz edelim bazı gözler bazı gözlere liman edilmiş ve
Geceleri öyle uyunulmuş.
Al işte şimdiki zamanlı cümlelere mişli geçmişler ekleniyor
Bunlar gözümün önünde oluyor uzak değil
Bak bu da benim konuşmaktan çok susabilen ağzım.

Hep aynı yerden kırıldık ama ne çok çocukça ve ne komik öyle değil mi?
Ansızın eserse bir rüzgar kalbimiz sökülecek gibi yerinden.
Bilmek isterim ki bu gece içerisinde kaç ev boşanıyor şimdi
Kaç bebek annesinin acılarıyla ağlama yarışında
Kaç insan intihar etmeyi planlıyor mesela.

Ama hayat güzel / Öyle diyor kötü yazılmış bir senaryo
Tek başına da olsan kalabalıkta çoksun
Bu yol senin / bu oyun ve oyun kartları
Git / gidebilirsen
Oyna / oynayabilirsen
Sus! / İçinden konuşmayı reddedebilirsen…

Yorum bırakın