op.269: emrah fırat, tercüme*

I

dünya dünya dünya
dün
ya

II

bir yaprağın devinimi, sararmış bir yaprağın toprağa dönüşü/
filiz atması bir tohumun aynı anda/
egzoz gazlarını soluyan bir bulutun yer çekimine yenik düşmesi, bırakması kendini/
fragmanı iyi olan kötü bir film izleyicisinin öpmesi sevgilisini/
sonrası al al al yanak
açması kendini dünyaya tüm güzelliklerin, biri de sen biri de sen biri de sen

III

açar/ açar sende bir şey açar
açar/ açar sende bir şey açar
açar/ açar sende bir şey açar
yanakların al al gül, yalvarırım güzelim sen hep böyle gül/ gül gül gül
içim içime kaçar

IV

sen gülünce dursun istiyor insan dünya
sesi güzel bir müzisyen çalıyor sokakta sen gülünce
ruhun var olsun, olsun
ol-
sun
yağsın yağmur yağsın yağmur yağsın yağmur
ki ruhum yokluğunu çekmiş bugüne dek, anladım

V

gördüm
gördüm
gördüm
göz kere göz, amin
bir şiir gördüm
kadını yazıyordu
rengarenk/ allı pullu/ hem gökyüzü hem dağ/ hem kar hem kömür/ zamanı bölercesine/ yeri yercesine/ bir ömür bir ömür daha bir ömür/ bir umur bir umur daha bir umur eder diye diye diye
yazı-
yordu
esmer bir rüzgâr esiyor
esme esmer esme/ esme öyle
biz durup gülüşelim/ biz koşup gülüşelim/ biz koşadurup gülüşelim/ biz gülüşelim/ gülüş-
elim

VI

bakışından topla biraz, biraz gül, saçlarını saç
buradayım, harf yutuyorum/ susuz sedasız sensiz
bütün hücrelerim sensemiş
savur beni kendine/ kopsun kıyamet/ essin o rüzgâr/ essin
gelip kalayım sende sonsuza/ gelip sende sonsuza/ gelip sende son-
ah bu bendeki gönül alışkanlığı/ ah bu bendeki senzedelik/ ah bu

VII

burdayım, burası yedi
başlamaya ramak kalayım
buradayım/ buradayım anbean
ve bilmiyorum nasıl olunur ruha tercüman
döndüm rüzgâra/ bak yüzüme yüzüme
bak yüzüme yüzüme/ yüzüme yüzüme
kelime tükürüyor bu şiir

Yorum bırakın