op.277: elif burcu özkan, kalp gıcırtısı*

Yalnızlıktan ağrıyan yerlerim var
Kalbimin ortasındaki kopçayı hâlâ alamadılar
Gittiğim her yerde içimde yas sızdıran boşluk
Bana yakınmak için bahane oluyor uzaklar

Reklam kokan balçıklara mavi yolculuk diye çıktım
Ses etmeden çivilerimi çakıp kaçacaktım
Ara kat var, dediler, kot daireyi üzerime geçirdiler

İçimdeki tamirciyi duyan, alet edevatsız koştu
Bir kalp gıcırtısına aortu patlayan adamlar
Bekleme odasına tekleyen kalpleriyle daldılar

Sırtında hançer gizleyenin ağzında dikenli gül
Anne eli değmiş gibi günahlarını sıvazlıyorum
Sanki tüm sorunlular benim oğlum

Yaşamla aramızda gizli bir anlaşamama var
O bana dünkü acıları yeni ambalajla sunan tezgâhtar
Ben, her gün batımında aynada tek suçlu
Benim, işte o benim, çuvaldız kaplı balmumu

Kalbime ömürlük oturan kaktüsler var
Yine de –mış gibi yapıyorum, kırmızılarla barışmış gibi
Adım adım kızdığım insanlara dönüşüyor maskelerim
Bunca empati ince ruhuma ağır hakaret
Doğru kışlada bir orduya yeterdi mahsullerim

Her güne yoğun küf, sözler ağır atak
Elime oklava alınca susuyor duygusal açlık
Kötülerle arama hamur işinden kalın bir duvar
Şimdi nur topu gibi yan simitlerim var

Üç beyazdan uzak durup otları sevebilseydim
Kalbim yağcılarından ve yaslarından yakardı
Herkesi kundağa sarmak bilinçsiz köşe kapmaca
Üzüm tanesi gibi eziliyorum bereketimin altında

Böyle ah’lardan, vah’lardan her gün tabak tabak yedim
Bıraktım ellerimle elleri ve âlemleri beslemeyi
Yapay göletli dağ manzarasında hayat geçiren var
İki dik omuza, bir atan kalbe bakar

Kendi toprağımı sulayıp şişmeyi hasattan saydım
Neyse ki her ay hesabıma yatan özsevgim var

Gündüzü bir tek mutluyken yakalarım havada
Gecem atımı alıp sabaha koşacak kadar umutluysa
Nicedir yarım soluğumla karanlıktayım
Bu yüzden düşük artık göz kapaklarım
Öfkem ancak kaldırımda, ayakaltında ehlileşiyor
Bu yüzden fırtınalarda incelir bacaklarım

Benim biraz nefese ihtiyacım var
Kalbimde sıkışıyor çift koşumluk çakallar
Gelen, ağzını yakmadan başka tarladan gidiyor
Bastığı toprağı görmemeyi doğuştan sanıyor

Benim biraz köşelere ihtiyacım var
Beynimde tek kişilik hücreye alınsın kalabalıklar
Ait olduğum yumuşakçalar sınıfında
Kabukları yalnız güneş geçirmesin diye kullanıyorlar