op.288: ayşe ok – röper


gökyüzünün gücünü bilen
okyanusu bilmez.
okyanusun yüzde doksanını
zaten kimse bilmez.
mavi olmayan suyun dibi vantablack!
buraya kırılmaz ışık.
uyumsuzluğun uyumunu hatırla!
zamanın bükemediği ne var ki?
sisal serada büyür ama içi dolmaz
kolay olan ona verim sağlamaz.
sahi?
bilmemek cesaret verir mi?
bir salyangozun yağmur kokusuna aldanıp
“yol kenarından araba geçer kırmızı ışığı bekleyeyim,” diyebilecek yetisi yok.
fıtratı kotalı.
eksik kalacaksın.
parçan ben olmayacağım.
katlama payı bırakmayacağım.
saman rengi kağıtları
samanlıkta saklayacağım.
tamamlanmayacak bir beyin hücresi ile
yarım kalacak çayımız gibi yarınlar da.
-yetişemedik tüh ya!
-keşke çayımı içseydim.
iki topal tavşan
tek tilki etmeyecek.
hayır tilki de kıstas olamaz ya
işte bağlamak lazım
“deyim yerindeyse”nin deyimi için.
yeryüzü ve deniz gibi birlik içinde ol
tek başına yola çıkmayı da bil.
yakınlık ve uzaklık
tanımı kalıba ve sözlüğe sığmayacak
kişiye, akışa ve frekansa göre
terziye özel dikim gibi
giydirilecek üzerimize.
yolumu değiştirmeme sebep olabilir bir kedi
açlığını anlatan kısık gözleri ile
merhametimi besler belki.
resim defterime şiir çizeceğim.
t cetvelim gülüşünün temelini
papatya donatısı ile dolduracak.
bu bir eskiz kağıdı taslağı ama
uygulamaya geçmeyecek asla!
gölgenin gölgesi olur mu?
turuncu güneşi sarıya boyayacağım.
saat dört desem kim bilecek vakti?
bulmayacağım seni.
boşuna kaybolma.
artık senin adın mülga.
yerini karıştıracaksın
zayi olacak işaretlerin
“çünkü ben yokum
yönünü bulamayacaksın asla.”

Yorum bırakın