hayat, uydurmakmış elbet
kendin olmak marifet,
dolanmadan kenetlenemezmiş elleri
tepesine dikilmiş bir öz ve
pişkin bir merhaba olmadan
ve özgürlük
demode bir yaşam biçimi bugün
çaren yok
senden başka
pırıl pırıl tezgah, taptaze depresyonlar
bir eskici geçmiş yoldan
ölüm tabuttan ağır çekermiş
henüz güneş batmadan,
ayıplanmış aramak
kitlenmiş dişler
bağırmak lazımmış
bağırmak ve
unutmaya meylediyor bulmak
çaren yok
senden başka
bilmediği herkesi iyi sanmış
tekinsiz içkiler içmiş güneş batarken
ansızın bir yumru sinmiş boğazına,
canı gitmiş canından
sen parlamışsın,
güneş batarken
ay tutulursa gülümsermiş
ayın bile hakkı geçmiş
hesabı gözlerinden akmış
çaresi yok
benden başka
