op.301: cafer başer – dilsiz kanatlar*


Sessizliğe açılmış iki kanat
Gözler üzerimde 
Gözlerin başı dönmekte
Bir dünya çocuk
Ellerine konmamı beklemekte
Yakalamaç diye oyunmuş
Üç günlük dünyam  
Büyülü bir serüvenin ardına 
Sürünürken yerde
Kozalara sığmadı gönlüm
Kanatlandım dün gece ansızın 
Melek gibi göklerde
Kağıt bir uçurtmayla tanıştım 
Buruşuk uçmadım hiç 
Her daim ütülü 
Her daim umutlu 
Kanadımda Anka’nın dağları

Kaçtım peşimde koşan adımlardan
Bir türlü düşmediler peşimden
Çocuklar en masum dostlarım
Kalemlerinde geziniyorum
Sarı mavi yeşil siyah 
Uyanmasınlar diye düşlerine konuyorum
Avazım çıktığı kadar susuyorum 
Bahar’ın başına taç 
Umut’a gerdanlık oldum
Bana ait bir çiçeğim bile olmadı
Abimi kurbağa 
Kız kardeşimi kertenkele yuttu 
Ağaçları anam
Kayaları babam bilirim
Sağ kanadım öksüz
Sol kanadım yetim

Kimse bana uyumam için masal okumadı
Şarkılar şöyle dursun
Ninni bile dinlemedim 
Şiire ömrüm yetseydi belki 
Gerçi uyumaya vakit bulamadım 
Dikenli bir daldı yirmi beş günlük beşiğim
Uyanır uyanmaz gülü tanıdım 
Papatyayı bugün sadece karşıdan
Yarın Allah Kerim 
Kiraz incir üzüm de varmış 
Tatlarını bilmiyorum 
Denizi hiç seyretmedim saatlerce
Tekirin burnuna kondum 
Çomar kaçırdı iki dakikalık keyfimi 
Keyfimin zebanisi

Çocukluğum hiç olmadı
Gençlik yaşlanmak
Hafta ay yıl 
Koca bir ömür dedikleri neydi sahi
Haftalarca uçmadım hayatımda
Üç gün güneş
Üç gece ayla yaşadım 
Buna bebekken yaşlanmak derler
Yalancı emziğim bile yoktu

Bulutluydu bir de dün gece
Yıldızlara bakıp dilek tutamadım 
Tutsaydım eğer 
Bulutların üstünde yaşamayı isterdim
Yıldızlara yakın ıslanmadan
Aslında ben önceden 
Uzun ince bir kurttum
Üç günde yetmiş yıl yaşlandım
Kanadıma bir avuç pembe yurt kurdum
Kalbimden göçmen kuşlar uçurdum 
Ağaçlar koca koca gezegen
Koleksiyon katilleri tükenmedi gitti
Kitaplar yaşayan tozlu mezarlık 
Beyaz ölüm yaprak yaprak 
Acılı çerçeveler içine 
Gerdiler sırtımdan iki toplu iğne
Öylece çırılçıplak
Gözlerinle şimdi kanadımı çiğne

Yorum bırakın