op.303: buse gül – avuç içi kırmızısı ve bavullar*


avuç içi kırmızısı evleri, gözleri
bavullar hep aynı sapaktan döner geceye
beklerken bir çağlayan da bekler
gözlerimde
mezotopamya’da kuraklık biter
selam verir kuru dallar rengini çalan ortancalara
sular susunca bir kuş ötmeye başlar
hiç bilmediğim bir dilde
ah
kalbi susuz ağaçlar
çok susadığından
hep en başa dönmek ister, tohuma
işte bu yüzden
bir ağaçla bir tutuyorum kırıklığımı
tam ortasından

bu fotoğrafta trampetinin sesi yok anne
ama kötü değiliz.
kırkımı çıkardığın ıslak bezler kurumadı sadece
kırk bir kez düştüm, maşallah
elinin izi sıcak karnıma geçmedi karşı kaldırımdan
ama sırtımdaki izlerin elimden tuttu

bir okyanusu geçiyorum şimdi
kızıl deniz nasıl yarıldıysa
tam ortasından
ben de öyle

Yorum bırakın