op.336: merve hikmet d. – her gün kadar sisli bir günün açmazlarının beş vakte tertibi*

 

I. sabâ

taburlarınca esir kelimeler
altı yüz kırk iki kitabın
bâtına kıvrılmış sayfaları
ayşe’nin iki kelamı
ve bir duadan ibaret mühimmatım
ben susarsam
hemen tükeniveriyorum
sus
pus
sis içinde saklambaç
billurlaşanın infazı şart!
gelinliğini bir üniforma misali
her gün üzerinde taşıyan
o kızın beyanıysa
elbet kurutacak soyunu gılgamış’ların

II. uşşak

her şerde bir şiir vardır diyorum ya
bizde de bir performans anksiyetesi
ama ben yine de
öyle bir psikanaliz yapacağım ki
canım kızlar sizlerin sevgililerine
bu oğlanın da canı cehenneme,
zaten dorukta kendi gözlerini oyacaktı!
deyip taşmak
o dargın nergis kokularınızla
zaptetmek perdeleri ve
kırmak ince bellileri
farz edelim ki farz olacak
bilinçdışından bir bilinç alkışıdır
kopacak

III. rast

halbuki sisliydi dağlar
ve tüm cephanem
boğazıma doğru bir yerlerde
yolunu şaşırmış bir hamam böceğince
imha edilmişti
benim için her şey sisli
evet evet, sizli fazlasıyla
kelimelerimizse sobelenmek üzere
alıkonulmuş rafların arasında
zaten iskenderiye’yi yakmaya da
bir izmarit yeter de artar ya

IV. segâh

radikal rahiplerinizi üzerimden alırsanız
havai fişek gösterileri
düzenleyeceğim sizin onurunuza
ki saçabileyim benleri
çıkmaz olarak da bilinen
el alemin dili de denen
benimse bir boşluk olarak bıraktığım,
sustuğum, çünkü katletmekten korktuğum?
(        )

V. hicaz

ben isterim ki yaşamak
her gün kadar sisli bir günde
dudağımda
zoraki
merhabalar nasılsınlar taşımadan
havadan kelimeler araklama mecburiyetinden
sıyrık
sudan nasihatini almış
esrik
bir selam,
edward said yersiz yurtsuz’u yazarken
odasının duvarları çatlak mıydı sence?
gibi olsun

Yorum bırakın