op.342: mustafa güngör – ikinci şehrin hikayesi*

eksantrik bi hissin intrensek fasetleri

taşra maymunları, cehennemler
çatlak bir gecenin düşgörmez cinleri…
ve güleyişlerin arasında bir bir
yitirilip giden kuşkonmaz saatleri

ölünce öldü! oluyor sonra bi de

ama daha 94 yazını bile görmemişken
karanfilli bir çatal incil reçeli dilimde
ayıp olmaz mıydı soyunmak güneşe karşı
yutkunulmuş sözleri apansız kusmak gibi
yutkunulmuş sözler apansız kusmakla eşdeğer

seyrilir sarhoş türkçen bi şarampol boyu
esintili
sırtın şeklini ölümcül bi yaradan alır
devrilmiş bi cümle -tenin boyu ve tedbirli-
her gün doğar her gece yarım kalır

oysa su bile toplanmış gidiyordu bak!
atlıkarınca yedi yerinden yaralı
hadi kalk şimdi
ikinci şehrin bize hikayesini anlat
ellerinle kur güneşin öteceği saati
-hem de ayaküstü sosyal adaleti sağla-
ellerin yeminli bir tutam
kıskanılası fotoğraf

gülünce güldü! oluyor sonra bi de

“op.342: mustafa güngör – ikinci şehrin hikayesi*” için bir cevap

Yorum bırakın