op.343: tilya şen – fransua’nın verno dağı rüyası üzerine*

bir.
Cami avlusunun çeşmesinde güvercinler sevişiyor
şakağımda akrep

tik 
tak 
tik 
tak 

Seta Mama’nın koynunu gül çekirdekleriyle oyuyor ak güvercin
kimlerin evine ışık giriyor kimlerin evine ekmek
yabancı heceliyor 

birin sonu.
güvercinleri kovdular 
Seta Mama öldü
ışıklar söndü

iki.
İçerde rahatsız oluyor sandalye
ocakta süt taşıyor 
rüzgarı bozuk para gibi kanadının altında biriktiren karga uçmuyor 
göz göze burun buruna 
siyahı öğreniyor siyah rastık çekiyorum gözlerime, burnum büyüyor
ben başka da kuş bilmem insana yakın insandan uzak

Bulut kuyusunu boşalttı
söğüt kavağın boyuna yetişmeye çalışıyor silik sis ormanında
iki topuk kaldırım taşını dövdü tak tak
karga kedi mamasından çalıyor

ikinin sonu.
sandalyenin ayağı kesik
topuk burkuldu
burnum artık bir karganın burnuna benziyor

üç.
Kumbarada sakladığı yalnızlık çoğalıyor
rüzgarı açtı pencere 
beyaz tül perde kanat çırpıyor salonda
duvara günün rengi değiyor aynadan insanlar geçiyor
bak bir şeyler devam ediyor

Vapur pergelin daire çizme yavaşlığıyla ayrıldı iskeleden
herkesin sevdiği şarkı tanışık
denizin omuz hizasında 
martılara yol yorguna gök sevgiliye sevgili 

üçün sonu.
kumbara kırıldı

Yorum bırakın