bir.
Cami avlusunun çeşmesinde güvercinler sevişiyor
şakağımda akrep
tik
tak
tik
tak
Seta Mama’nın koynunu gül çekirdekleriyle oyuyor ak güvercin
kimlerin evine ışık giriyor kimlerin evine ekmek
yabancı heceliyor
birin sonu.
güvercinleri kovdular
Seta Mama öldü
ışıklar söndü
iki.
İçerde rahatsız oluyor sandalye
ocakta süt taşıyor
rüzgarı bozuk para gibi kanadının altında biriktiren karga uçmuyor
göz göze burun buruna
siyahı öğreniyor siyah rastık çekiyorum gözlerime, burnum büyüyor
ben başka da kuş bilmem insana yakın insandan uzak
Bulut kuyusunu boşalttı
söğüt kavağın boyuna yetişmeye çalışıyor silik sis ormanında
iki topuk kaldırım taşını dövdü tak tak
karga kedi mamasından çalıyor
ikinin sonu.
sandalyenin ayağı kesik
topuk burkuldu
burnum artık bir karganın burnuna benziyor
üç.
Kumbarada sakladığı yalnızlık çoğalıyor
rüzgarı açtı pencere
beyaz tül perde kanat çırpıyor salonda
duvara günün rengi değiyor aynadan insanlar geçiyor
bak bir şeyler devam ediyor
Vapur pergelin daire çizme yavaşlığıyla ayrıldı iskeleden
herkesin sevdiği şarkı tanışık
denizin omuz hizasında
martılara yol yorguna gök sevgiliye sevgili
üçün sonu.
kumbara kırıldı
