Toplumsal bellek, diğer adıyla insan uyduruğu izler
Henüz varlığından haberdar olmadığımız bir gezegenle çarpışabilir
İçinde bir kelebeğin kozasız kalışından habersiz
Ağaçlar her şeyi bilir ve susar
Uzayda boşluk aramaya benzer aşk ve savaşım
Bana ne yapacağımı anlatan teknolojik cihazlardan çok sıkıldım
Üçüncü dünya savaşına hazır değilim, yeni kapandı cephelerim
Korkarak yaşıyorsam ancak gurur duyarım bundan
Kralımız korkusuzca çizdiği için halkın silüetini
Halk kendinden çok gölgesine inanır
Evlerimiz taşlarını yeniden sayar, karşılaştığında kudretiyle devlerin
Bir dev bir ormanı soyarak doyurabilir karnını
Bir devin karnında bir orman büyüten açlık
Terra rosa kızıl saçlı güzel kızlar karnında devin
Savaşımlar köklerini bıraktıkları ormana hep yeniden döner
Başkalaşımı yarıda kalmış evrim artığı bir toz bulutu
Cücelerin sonsuz ordularıyla katıldığı kanlı bir savaşım
Bir devin karnında bir orman bile büyütemez
Ben cesaretli çocukların kulağında vızıldayan sinek
Nihayet üzecekler sizi devlerin açlığı
Nihayet cesaretinden gelir insanın sonu
Değişecek devlerin düzeni, evlerin sakinleri, kentlerin mahalleleri
Sen kırarak çıkamadığın her kapıdan ellerini evlere bırakarak
Yeni yurtlar arayacaksın kendine
Komşular yaratacak yeni savaşımlar
Kimyasal oyuncaklar takınacaksın boynuna
Aradığın da bulduğun da yetmeyecek
Çatılarından emin olmayan evler doğuracak savaşım
Sen oralarda, yeniden ormanlar büyüyecek karnında
Küs payı dünyayla aramda, halkın silüetini gördüm bir gün
Ben cesaretli çocuk sonra, başkalaşım bunu diledi yoksa
Yoksa bu koşarak bağıran zaman ve uyduruk izler
Her an çarpışabilir kalbim, adını yeni öğrendiğim bir gezegenle
Oradan bakılınca toz bulutu, buradan bakınca
–Bana yeni cepheler gerek–
