genç kızlığa af çıkar allahım ve zamanı başa sar
-güncemi açtım-
içimdeki parktan alnıma diktiğin açıortayla
uçurtmamı, ağzımı, saçımı bozdun
o bozumu soldan sağa
esir, kantarlı, kısa yerleri ve
seni sevdiğim kalbimi akideyle kurdum ki
beni dağıtılır halde bir cuma çıkışında bırakmana uyayım
doğrusu şevkimi
emilebilir, domuz jelatiniyle ömrü uzatılmış sevaplara
halk edeceğini ummazdım
ben teheccüdde bile karşındaydım
geceler boyunca
burnu kadınlığa çarpık babetimle
sana fiyonklarımı verdiğim oğlanı yakardım
onun bahçesindeki akdutları yemem -izinsiz-
elimi renginden etmediği için günahsız
parmak izimse dalında sarktığı için
oğlan kirli çamaşır olurdu cuma çıkışlarında
ve cehenneme açılan kapı
eteğimizde ayıbı gıcırdatırdı
bu sesten koşardım güncemdeki ilk harfe
o’ya allahım
beyaz çoraplarımın iflahını
okulun babetlerim arasında kalışını
şeytanlığa baliğ olmayı
görünmez kalemle temize çekerek
kadınlığa küçük ayağımla
küçük kadın ayağımla
aramızdaki adımı açardım yol
boyunca kalbimde şekerlenen oğlana takılıp
sana yapışırdım
affet allahım
güncemi seninle
sağımı solumu karıştırdığım ilkte
açıortayı son dikte kapattım
