op.364: mustafa güngör – de novo*

kurbağalara baktın, bitti
terziler de gitti Hikmet
sen de git
gördüklerini 
göreceklerine rehini bil de
öyle git

 

i.bi çocuğun en büyük olduğu yasa!

kurutulmuş bi dondurma neye 
benzetilebilir şimdiden
ki her elmanın tadına öteki ısırınca varılacakken
devrik masalarda kartvizit
şampanyalı cenazeler…

öte şehirlerin isimlerini keşfettiği 
atlastan beridir kayıp, her şeyi-
düzeltmeye kalkışan bi hindistan

seyyar duyumsamalardan müteşekkil düşlemi, 
fiyakalı bi seyyahın etiketi
         elvedasının ederi kadar yapışkan

 

ii.bi çocuğun en ait olduğu yasa!

cisimlerin doğası gereğidir 
                 kırılmış büyük şeylere benzeyen 

                  iki şeyin ortopedik kütleçekimi

ipek bi eldiven dikecek izi- 
kalmasın diye sol eline
ait olmadığı evlere, öyle uyacak

tarihin en çok önemsediği toprakta şıra
yahut hiçbir yöresine hiçbir nokta koymadığı dünya
toplum onu öperek uyandırmıştı bi rüyadan
şimdi varıp müstakil bi kuytuda tekrar uyuyacak

 

iii.bi çocuğun en şahbaz olduğu yasa!

tanrım üzülme
ama bana bu kalemi ne diye verdin

ve parmağını kaldırmadan konuşmadığı için de 
AFERİN ÇOCUĞA

Yorum bırakın