Bende biraz tuz olsaydı eğer
kadere inanırdım
Berlin’de ve ocak söndüren bir kışta
sokağa çıkmamaya inanırdım
korkuya inanırdım
Ben ellerimi kullanmayı bıraktım
sana yazacağım bir mektupta.
işte sana mutlu bir komünist/
çizilmiş bir yüz/
aynı ressamdan dünyaya
dayanılan bir ev daha/
kalbimin kurnaz sevdası
düşünme, yaşamak elbette hiçbir seye benzememektedir.
Ben bu saatten sonra musa da olamam
ne asam var ne deniz
ben artık preste ve radyoda
ben artık gün içinde ve ortasında
ben artık bir şarkının başlar gibi
alnının ortasında başlıyorum hayata.
Ben aslında çoktan unuttum napolyon
olduğumu ve adımı
mercedes ve insan olduğumu hatırlarım çoğu zaman
nereden gelip nereye gideceğim
bu yasama sevinci
bu kalbimden akan ilk ırmak
aşkım, düşünülmüş ilk yazım
dağlar koşturdun da şu göğsünde
bir ben yatamam.
Elimde değil dilime hakim olamam artık
bu dünya üzerine kurduğum her cümle
sıralı bir ölümün atlıkarıncalarıdır artık.
