op.397: esra dökmen – satır başında duran valizden*

 
göründüğü için mecbur #işbirliği diyeceğim
yoksa bildiğin işe yaramaz bir tutkal bu.
ayrıştıramadığım kağıtlar 
bir büyük için buralarda bekliyor dönüşümü.
ancak böyle yapıştırmaya çalışılırken kurtarılmaz bazıları. çünkü öğrendik evren eşittir “ben bakmıyorum soyun” hamamı.

anlaşmayı develerde taşıtıyor havalarım
imkânsız! eveleyip geveliyorum, sahte belge 
aklıyor da kontamine olamıyorum.
kim kaçmaz yorgunum demelere 
fil ayağından çimene mühür bu.
basıyorum burada tastikleri g’ye. uygundur.
şekil b. üs aç uykusuz trigonometri ve ütüsüz çarşaflar ütopyasında
olur ya yeterince çakma karma çantası 
bazen bu ömrüm olsun detayları.

şimdi geçkin ruhun sapkın özgürlük modelinde tevazu üstüme gelen 
cebinde mazot yok develerin
ve kuş izi var yolun üstünde balıksırtı
koparak kırılan saç tellerime bir tek sınır aykırı 
izinli tüm mevduat bir niyet ve onun tayları.
hayat annemin domates soslu karışık kızartmasında
koşmak.
öyleyse bir daha çatallayamadan ölmek var dar zamanı.
öpmeden parmağından veziri.
mantık önermeyi sağsın mı sağsın.

aklım durumun son örneği satır başında duran valizler.
endikasyonları yazmak bir zaman yasaklanmış hadi söyleyelim
purolarla yönetilebilecek bir marşın iki kuplesini. ezbere kaburga
içindeki küçürek kütleye inanç ve ifade vermez.
duymuş olmanız bir ihtimal 
bir de benden dinleyin yaşamadan ölmek var hülasa hakiki çözüm sürecini.

bu manifest iliklemese yeleğimi
lilith koyu civarında inanacağım şeye razı 
söveceğim gelir ombudsman bilir inayetle bir ile
orada kalan zaman tabelasını indirir
diyelim nereye kadar gösterecek gerçeği 
yarını sakla bari.

o varsayımı gösteren ben isem 
himaye çifte pazarlığa kalkışmışsa
reelde rol çalmadan kuş ağzında ölmek kabil.

Yorum bırakın