op.415: Emrah Fırat, -cı*


yaşamım sıfır noktasından yaşamın sıfır noktasına bakıyorum 
aynaya:
bir yabancı 

kuantum mekiği/ newton elması
havva acıktı, adem çoktan yedi
çatı buz kesmiş, sarkıt sarkıt ışıltı
yabancı duruyor her şey

ve sfenksler soruyor
sfenksler sorduklarını biliyorlar mı ki
deş tuzu, duvarı geç 
rüzgar çarpıyor, yağmur öpüyor şehri 
kediler susuyor, kediler neden susar

geçen
bir kuğu öldü, içime gömdüm
duralım sadece/ duralım kuğulara
içim bir kuyu/ duralım kuyulara 

kan-
adı yeryüzü, soyundu yağmura, yıkanmaya… gözler dururken 
şimşek 
evet
şimdi 
göstermenin vakti tam
yıkamalı dünyayı

kaşıdım bir ruhu, şiir okudum
sahi gözlerim ne renk, karar veremedim
mavi değil o kesin, yeşil de
yanağım diye gövdemi kaşıdım 
kalbim diye kafamı 
hata!
şarab istiyor canım 

aşağıda tepeden görülen hududlar, elini kapıp geçmek istiyorum
işte! bakın!
metroya binen kedi, çantalı 
içinde çantanın
bir kedi
miyavla-
mayan bir kedi

bulutlar, göğün yaprakları 
dağılıyor bulutlar/ buğusu açıldı camın 
ağaçlar hafifliyor yaprak yaprak
kedi miyavlamıyor hâlâ, neden

neden bir soru hükmüdür 
ben en çok sonbaharda severim at binmek/ neden
çoraplarım üşüyor/ neden
bismillahirrahmanirrahim, xweda kızıyor
neden?

asimetrik bir gövde yutkunuyor
bana çürük bir elma verin, dişlerim kaşınıyor
bir fotoğraftan ibaretim, ceplerde taşınan

Yorum bırakın