Aynalara dalınca yüzün kırılıyor
Bir daha sevmiyorsun kendini
Yaşatayım desem yüzümde içinde barındırdığın tüm vedaları
Daldığın yüzüm buruşuyor.
Aklına dağlar geliyor
İncir kaynıyor hafızam.
Yansımana bakıp çocukluğunu öğütlüyorsun
Bakakalıyorum işte kendini sevebilen birine.
Ben hiç oyuk görmedim
Kırgınlığını oyan
Oysa sen kahrederdin kendini, kırsalardı eğer
Uyuklayan rüzgara dalar giderdin
Yalnız olan herşey gibi.
Avuçlarımdaki niyetlerim hariç
Asıyorum düşüncelerimi yaşlıların gözlerine
Bilmem kaç keredir.
Dalınca öpüşlere ağzım ve yüzün hep incir oluyor
Oysa sen gülerdin buna, olsaydın eğer.
Çağırdığım seslere bakakalıyor bana sallanan eller,
Buruşan ağaçları uğurlamak yerine.
Karıncalanıyor hafızam çarçabuk,
Keşke vaktinde uyusaydım acılarımı.
Kırmasaydın eğer, aynalarmışım seni
Kaç keresi var sayamıyorum süslediğin kahırlarımı
Avuçlarıma bakmayı bilmeden.
op.418: kübra dervişoğlu – Eser Miktarda Dahi Mutluluk Barındırmıyor Gözlerin*
