op.426: zülâl menekşe – cin*


tüm ovaları serdin ayağıma arzuma dağ çakıldı
içimde kendine güç diyen ihtimaller uzandı
bakışlardan taşan sahte fallik heyecan
bileklerime asıldı

ufuk kadar ulaşılmaz
güzeldin çünkü sisli, bir ihtimal ve belki
benliğime sarılan sevgini duyduğumda senin
gecemde ayık göz alan bizden nefret ettim

bana yurt olanın belasıdır taşkınlarım
yılan ağmalarım, şeytan avuntularım
ürkütücü biriciğim, kasıtlı çirkin
yüzüm aynada yer kaplar benim
öyle bir değişmek istemiyorum ki
yeltenen her şefkati kusuyorum irin irin

her şey çok önceydi
bu sövdüğüm gök-soluk
katlandığım duvarlar, sürüldüğüm insanlar
benim burnumdan düştü
uzakta hep cazip hep düşman
bir cin büyüttü
içimde kendine özlem diyen lanet köklendi
her öldüğümde diriltti beni
her dirildiğimde öldürdü

karşında dipsiz özleyen, hastalıklı yeşeren
karşında büyülü sürgün
sana belalı bir anıdır, sana esrik bir tecrübe
dar, çıkmaz bir tenhadır kalabalığa çalar
hain bir ceset gibi sürüklendin peşinde
menzilsiz yollarına eşlik edeceksin diye

fark et ki anlamı varmış
farz et ki yazılıymış taşkınlarım
yılan ağmalarım, şeytan avuntularım
zerrelerini tenime öğrettim ki belirsin
içimde kendine ihtimal diyen hatıra
farz et ki elde değilmiş
farz et ki burnumdan düşmüşsün
uzakta hep cazip hep düşman
bir cine dönüşmüşsün

Yorum bırakın