Bilmem kaç ay oldu eskitmeyeli birkaç satırı.
Mizacımın kurgusu beş karış ayyukta.
Ar damarı çatlamış bildiğim benim.
Tekniğim daha güçlü hayata dair,
Tıpkı ilkbaharda büyümeye bakan yaban buğdayı gibi.
Haykırışım bi halkı temsil etmiyor,
Hanemin sesi,
daha sen, ben gibi.
Ben, beni ben yapan canavarıma küstüm;
Artık bir helva kadar iyi niyetliyim.
Çayı şekersiz içenleri,
balıktan eli boş dönenleri,
Suratıma kapatılan telefonları,
Anlıyorum!
İndirgedim nesilleri satırlarıma.
Tekrar vuruyor boynumun ağrısı.
Tam “karalamak bana göre değil” derken,
Uykumdan uyanıyorum.
op.431: arda erdoğmuş – mizacımın kurgusu*
