ne kadar parlaksınız bayım
su bile kamaştı soğuk karanlığınızdan
ben akıyorum çıplak ve umursamaz
yüzdüğümce sığlaşıyor evreniniz
haz suyun en eski dili
büküyor yaldızlı doyumsuz kibrinizi
ne kadar parlarsanız parlayın
büyüyor gövdesi sesimin büyüyor bayım
saçlarımı bırakıyorum suya kıpkırmızı
yumuşak keskin
kırılgan yırtıcı
arzu temas değil mesafe ister bazen bayım
ben o mesafeyi saçlarımla ölçüyorum
ne zaman yaklaşsanız bulanıyor su
ne kadar uzaklaşsam kendime benziyorum
o gözünüz var ya bayım kendi yansımasına tapan
gördü sandığından saklanan
korkunun gözüdür o
hem görünür hem görünmez süzülürken içinizden
çözülüyor doğrularınız düğüm düğüm
çıplak olan tutkumun hakikati bayım
size en şehvetli renklerimle küfrediyorum
