-et, kemik ve ruh içindeki herkese-
yanlışlarla doldurulan bir başlangıcın
daha yarısında, lafa ortadan daldı kendisi
rotacı doğruculuktan gelen akıntılara inanmamakta
haklılık payı vardır biraz
belki… ya da hakkında
ısrar etmekte dahi bir ısrarcı.
ısrar ediyordu yüzgeçleri.
eklemlerini sıyırdığında perde kapandı
hayaletini aradığı bir günün eşiğinde—
-herkes pencerenin arkasından bakmakta-
kimse yoktu
aslında kimse ölmemişti
aslında kimse meşgul de değildi
kaçmak.
tüm meşrutiyetlerin bayrak indirdiği bir sinemacı climax’i
herkesin kaçmayı meşrulaştırdığı bir noktadan
galibiyetler renksiz zaferler kıymetsizdir.
ama o kazanmıştı.
dediğimiz gibi kimsenin kafa sır erdirmeyi seçmediği çalışmadığı yerde siz termodinamiğin kısıtlamalarını aşmayı da becerseniz bulgur pirinç ve bazen de un her şeyden evvel gelir işte tam o zaman çıldırmaya başladığınızın resmidir. 3 yemek kaşığına 2 yemek kaşığı ölçüsünde yudumlarınız sayılır. siz dip tutarken yine ve nicedir ki nefesleriniz sayılıdır. bunları hesap etmek dörtten fazla duvar arasında
pencereleri parmak arası boşluklardan ayırt etmeyi sağlayan
daha doğrusu a-b düzleminde yırtılan bir realitede
saat hiçbir zaman 5’i geçmez.
