Eskittik günleri ve güneşi, güneşi ve gülleri
sadece içinde bulunarak bu dünyada
Saçını atmıştın geriye bir yanlışı düzeltirce
o kadar sıradan
Mesel, nedir bütün yoğunluğu bu sözlerin
izinsiz bir işgal midir hissetmek,
sordular, sorarlar hep
mülkiyet hakkı ihlali,
eğer bensem, eğer bende çatlıyorsa ışık,
bu hiddetle kozamı delip geçen hangi güç
ıssız kemik rüyasında mühürlenen mülkiyet
Rahmime kesilen vergi borcu,
soğumaya bırakılan kadavra iradem
tapu kadastro, yastığım mercan kayalığı
İntihar süsü müdür senin yokuşlarında zaman
Neticede güneş eskiyen bir şeydir yanında durulunca
kimsenin ekip sulamadığı ayrık otu
Belki sadece buradayım ve bu kadar hissediyorum, bu benim
Mesel şu: ayrık otu sormuyor kimseye ne kadar yaşayacağını
