op.207: bilgehan tuğrul, öpüşen geyikler de vardır*


beni beklemen gerekirdi
çünkü insan sevdi mi öyle yapar
çamaşır iplerinden kolye takmaz
insan sevdi mi kendini asmaz
elbiselerini kurutur
üzerinde kanakalem çalışmaz

beni de alman gerekirdi
iki resmi yan yana yakarak
çünkü insan sevdi mi
haricinde
terk eder
biliyorum

birkaç yıl sürdü belki
sorun neydi
biliyorum
sendin
bir vesikalıktan fazlasını bıraktığın için
için rahat mı gittin

kalp ormanında ölü geyikler
gördüm
tıpkı bizim gibi
öpüşmüşler, sevişmişler, birbirlerinin gözlerinin içine
ölünce kalan sevgililere bırakılan sözler söylemişler;
dans ederken vefat etmiş geyikler

tıpkı bizim gibi olmaktan çıkmış, gitmişler
hiçbir aşk cinayete kurban gitmez
birbirlerini gerçekten sevmişler
ve aynı elbiseyi giymişler kan, kırmızı, morfin gözler
insan sevdi mi sıfır virgül yirmi beş kere ölür

beni beklemen gerekirdi , gittin
böyle yapan neydi seni
ölünce öğrenilen bilgileri bilmeye ne lüzum vardı
dinozorların saçı mı varmış, allah baba mıymış, hangi üzüm günahmış
sen gittin
ihtiyacın yoktu buna,
cüzi kader denilmesi de doğru değil
beni yok
ettin
hem allaha iftira atmak günahtır
sen gittin

hani öpüşen geyikler de vardır
pembe kalpler de dolaşılır
bizim neyimiz eksikti tanrıdan
fazlamız bile vardı,
günler ve ahlar
geçmez sandığım

geçti
geçiyor geçiyor
balyoz sarı peruklu bir dinozor geçiyor
söyle hangi üzüm günahmış

beni beklemedin
bu demek oldu mu ki beni sevmedin
kendini bir işçi tulumu gibi dolaba asıp
otobüsleri
beklememi
istedin

yazık bize
yazık kaç kere
madem ölecektik neden resmimiz var
insana kan yamayan anılar

tebrikler, ~edildi~
acımı bir gelenek olarak sürdüm alnıma
gidişinin belgesi buydu topluma
acı çekmeliydim ve bu açıyı çıngıraklı bir yılan gibi göstermeli idim
geceler yanarak tutarken boğazımı
tebrikler, ~ettik~
hani öpüşen geyikler vardır ya
ben
vurdum onları



çünkü onlardılar.

Yorum bırakın