op.241: emrah fırat, eşik*


önsöz)
süz
seyreyle bu temsili
(parantezleri oku-
mayın)

sen şimdi hangi yola bakarsan bak, sen şimdi yola bak
geçiyorlar geçiyor geç
gözlerin ruhumu akıtır o yola
yeni bir felsefe yazılır/ yeni bir mitos/ yeni bir tarih
üzgünüm hegel çalışanlar buraya da bakmak zorundalar, ve oranın da var tarihi
gözlerin akıtır ruhumu bir tuale
modigliani fırçasını evde unutur, sevişirken bir kadınla delice picasso

çek perdeyi çek perdeyi çek perdeyi
sevişmek bir otel odasında sensiz, sevişmek bakıyorken başka yere
bu mudur bu
bir keman öfkelenir bir boyuna, vivaldi yükselir kuyulara chopin üflerken bir tümseğe
uluslararası bir perde çek göğe/ haydi haydi haydi
tavandaki aynaya bakınca da yoksun, oradasın ve orası
diyelim lübnan, diyelim portekiz, diyelim katar
bir küçük ölüm ve herkes yoluna, görüşmemek üzere

sen şimdi hangi yola saparsan sap, sen şimdi yola sap
dön dünya dön
bak yüzüm dümdüz bakıyor sana
bir bulut tükürüyor durmadan durmadan durmadan
kuş uçuşu yüzerken bir denizi bir balık
var oraya var oraya var oraya
ve
itele biraz bu dizeyi

şehvet sesleri mi duyduğum bu, karanlığa olan özlem mi?/ geceme gece verin, verin verin verin geceyi geceme
uyku uyku uyku/ a m i n

bu yağan yağmurlar yüzümü yakıyor
bu yağmurlar yüzümden akıyor
(senden sonra çok kişi sevişti benimle ama ben kimseyi öpmedim bile)
kalktım utanmadan denizi ıslattım, yüzümü yaktım

ellerime çizdiğim yüzler aşkına, boyunları ıslatan keman aşkına, yağmurda eksilen bulut aşkına, aşk aşkına
(beni güldüren ve öldüren bu parantez kapansın artık/ parantez aşkına)

(sonsöz
süz
ve
erkenden geç
erkenken geç

“op.241: emrah fırat, eşik*” için bir cevap

eliva için bir cevap yazın Cevabı iptal et