ucu acıyla yontulmuş pürüzlü bir halk var yüreğimde
damla damla akıyor kağıdımın kesiğinden yazgısı
ona ipek bi’ mendil sunuyorum nasırlı ellerimle
ağarmış tülbendinin yorgun yüzüyle basıyor
kurtlu yarası ipek mendili
acısını susan diline
annem hep derdi ki
”bir yerden biri gelir, temiz kalsın”
bu cümlenin mücadelesinin ağırlığını görüyorum
eğilen her boynun derisine ayet gibi işlenmiş buruk utançta
evet!
insan utandığı için utanabiliyor maalesef
buruk, bizim mahallelerimizde bir organ gibi taşınabiliyor bedende
hem de gözle görülür elle tutulur bir organ gibi maalesef
parmaklarımın arasına mahkum tütün gibi bir halk var
memleketinin parmaklıklarının arasına mahkum
içerlerse paranın yeşiline sarıp
doluyor kodamanın ciğerine, yana yana
bırakırlarsa küllük bir hayatın içine
sönüyor kederine, çaresiz
çıkmazımın acısını bileyen bir söz duydum geçen Kürt Tahsin’den
dilim
dilim dilim düştü ağzımdan
”kime ne diyesin kardeş
kime
ne diyesin”
