OP.414: Mustafa yıldız – inatlaşacağım kanımdaki diktatörle*


fesleğenlerin sancılı, endişeli kokusunu bilir misiniz
ama öyle değil
anızların alçaktan bakışları arasında gezen hafızam.
ve bir keçi gibi
bir keçi gibi
geçtim kuru damarlı ellerin patikalarından
omuzlarına tırmandım yaşlı kadınlarımın
tek katlı evlerin balkonu mu olur demedim
düştüm.
ezdim çocuk bakışımı, hilal kaşımı
bir keçi gibi
bir inat gibi

günaydın dedim diye mutsuz 
komşumun tek tanrılı dinleri
ille de allahımın bereketini ister
yine alamazlar aşınmış yüzümden bir şeyler
umutsuz içimdeki kıvrık ot, çiçeklerle
yeşeremeyiz burada hepimiz
kıskacında kaldık yerin ve güneşin
kapanına kısıldık nasırlı avuçların
sana tangala diyenlerin namlusundan
kaç sincap, kaç!
tavşanları vurup yedikleri gibi
adını da vurup yiyecek eşkiyalar

sırıtır şu adamlar
çünkü zulümlüdür ağızları, küfürdür 
gülemezler bundan, sırıtırlar
dişleri ve beş parmağı eziyet kokar elleri.
zeytinyağlı kadınların başındadır
hükmün ağrısı
ve mutlaka erken kalkarlar atasözlerine
açtırmamak için ağzını
gözlerinden hiç mi yaş gelmez
hiç mi indirmezler enselerinde bir yük gibi
taşıdıkları tokadı
bir düzeneğe sürünerek taşınan su
yudumlanarak değerlenir yahut ölerek

esmerleşir düşürdüğüm bakışlarım
kuruyan otların ve çatıların üstünde
çünkü,
gözlerimi sapsarı çocuklara verdim, 
allah taş etti.
neden misket değil
misketi bile yok bu çocukların
dikenlerin başına vuruyorlar başlarını
korkuyorlar tesbih tanelerinin dağılmasından
ve koşarak cemaat oluyorlar kurbana.
ah çocuk babanın kılıcı en parlak vakitte
inecek içine
kaç çocuk, kaç!
baban değil vatan diye kanından dikilmiş heykel
şapka şart değil güneşe
çamurla oyna sen.

keçilerin hörgücüdür değnek izleri
ve şu gökyüzü
şu yayla inliyor
omurlarındaki “tak!” sesinden
değneğin ucunda bir fırtına bir yıkım
hayvanın yalnızlığına kast,
acıdan fazlaca.
altımdaki zemin titriyor duruş sesimden
kuzular koyun olana kadar serseri olabilirseler
ne güzel.

taşa not edilmiş ilk gençliğimden
sarhoş bir keçi gibi
bir inat gibi geçiyorum
anıyorum kuru ağzımda eriyen damla sakızı şekeri
ama anlamıyorum.
kaç!
kaç beni de vurup yiyecekler sincabın adı gibi
git çamurla oyna

Yorum bırakın