-
op.69: diğer mi değer mi uğr-

hilal fırat, ağustos 2020 Kendinizde ya da bir başkasında olmaya mı geldiniz? / IVDüşüp kalktığı yer hep kelimePas ve bir makas eşliğinde kırıkları alınmış ayna!İyi çalışılmış öfke bir de akışkan harita.Bir ucundan diğer ucuna eklenirse gök diğer mi değer mi uğr- Kaçıyorsunuz… oysa nasıl da bir şey arıyor gibi’ siniz. / III3’vakte dek: İçmeye hızlı…
-
op.68: yılan votkası / sen de artık sevgilim olamazsın

ahu neda, mayıs 2020 Paradoksla seviştin, deneyim nasıl,Birini tutuklar mısın severse Kitapları okşardık yalnız kaldığımızda, insanları oylardıkHerkes gitmeli! Sen dur,Bir hiçi yaşıyorsun, varlığını arttır, bir yılan votkası koyHerkes gitsin bu sokaktan, birbirimizi görelimÇarpışmaları tanıyalım çünkü iki çingenesiyiz tek ırklı zihinlerin. Bana kızmakta ısrar, niçin yok her ay büyüme merasimiKalmadı eski teni aşkın, yedim. Sorgu odaları…
-
op.67: knock out

adem üren, temmuz 2020 arkam sav, önüm seattleşuramda tetik genişleten bir gençlik türküsü“ellerim dağlar kavuşturduellerim hep senden ayrı” sürsün bunca çevrimkurusun bütün arka bahçelernereden tutsam elimde kalan dublörün sahteliğikaldırıma çarpan sadece onurum değilbeni nerede tutuklasalar orasıdır karakol. en acıdan en iyiye gidenkitaba ve aşka bağlılıkuçurulmaz bir uçurtma takibidirgözümün gördüğü kadar şu ölümne zaman geçsenbir sokaktan.…
-
op.66: auteur sinemanın ilk izleri ve başlangıcı

ülkü sönmez, şubat 2020 Sinema sanatı, toplumla birlikte iç içe geçmiş kültürel temsilleri yansıtır. Öyle ki; topluma, kimlik rollerine, gündelik yaşama ait önemli izler taşır. (Ryan & Kellner, 2016) Aynı zamanda kültürel temsile sahip olduğu için toplumun şekillenmesinde de rol oynar. Toplumu şekillendirme amacıyla kullanılan sinema, özellikle 1917 Ekim Devrimi ile Rusya’da çok büyük bir…
-
op.65: sisay

cabir özyıldız, şubat 2020 Umut, insan yaşamının en çaresiz zamanlarında sıkı sıkıya sarıldığı -ikircikli de olsa- biricik kurtuluş duygusudur. Sisay da açlığın hüküm sürdüğü, çaresizliğin durmadan umudu emzirdiği, zayıf göğsünde kemikleri sayılan, ölümün diğer yerlere göre hayli sıradan sayıldığı bir kıtada yaşarken; yeşil ormanları, geniş caddeleri, düzenli hayatı, gürbüz insanları ve en önemlisi her öğün…
-
op.63: merkez – çevre ikileminde taşra nerededir?

ülkü sönmez, şubat 2020 Kişiler, içerisinde var olduğu -yaşamını sürdürdüğü- yeri adlandırmak, bir aidiyet hissi oluşturmak ister. Kuşkusuz, bu adlandırmaların toplumsal süreçlerden bağımsız düşünülemeyecek bir bağı vardır. Taşra kavramı; merkezin dışında kalan, merkez olmayan, merkezden uzak kaldığı için de ötekileştirilmiş bir kavramdır. Merkezin ötesinde olan taşranın, yerini belirlemek için merkezin tanımını yapmak gerekmektedir. Merkez olarak…
-
op.62: jean paul sartre için entelektüel olmak ve entelektüel anlayışının zaman içindeki değişimi

çağla nalbantoğlu, şubat 2020 Entelektüelin Eylemindeki Ayırt Edici Özellik Nedir? Bir İnsanı Entelektüel Olarak Tanımlamak İçin İhtiyacımız Olan Şey Nedir? Sartre’ın üzerinde en çok kafa yorduğu meselelerden biri olmakla birlikte ‘Aydınlar Üzerine’ isimli kitabında entelektüelliği masaya yatırıp enine boyuna irdeler. Birçok konuda olduğu gibi bu konuda da fikirleri, zaman içinde değişkenlik göstermiştir. ‘Klasik entelektüel’ tipe…
-
op.60: hiçliğin mitosları

çağla nalbantoğlu, ocak 2020 mutsuzluk mezbahalarını cennete çeviren didaktik bir şiirdi göz kapakların zamanın devrik cümlesi, bitki örtüsünün vecde gelen iki damar patlağıydık Dokunaklı bir var oluş hikayesinin okunmayan esamesi duyuluyor ormanın derinliklerinde. Elleri bağlı bir lanet senfonisinden yazıyorum sana bu satırları. İnsanoğlunun ortak dertlerine değinmeden, bilmeden ölüm yakar mı annelerin canını ya da münhal…
-
op.59: feyruz ve üç şarkı

cabir özyıldız, şubat 2020 Bu gece, onun bana büyülü gelen sesinden kaç şarkı dinledim? Bilmiyorum. Düşündüm ki yarım yamalak bildiğim Arapça’ya rağmen, beni bu denli etkiliyorken Arapça’ya ve onun şiirsel cümlelerine vakıf birine kim bilir nasıl etki ediyordur? Hüznü ve umudu ninnileyen sesi ve bu iki duygunun birbirlerini incitmesine izin vermeyen söyleyiş tarzı beni bu…
-
op.58: relax amentü

arsen everekliyan, ocak 2020 yaşamı buradan kaldıralım havalandıralım evisöyleyecek bir şeyi yok bunlarınbatık şehrin piçlerine el açma ellerimtam bu durduğum yer dünyanın sonuyılların demir tozu yüzüme vurdu kös… içerde bir yerde zılgıtlar atıyorum deliceaman kimseler duymasın kırılan zincirin sesini,üst üste devrimler yapıyorum,gotik yalnızlıklar içinde…biliyor musun şiir beni bıraktı sen hep aynı kalkurutulmuş tohumlar kadar saklıgün…
-
op.57: çürük hava

yiğit ergün, ocak 2020 tasmamı kendim taktım yolumu kendim seçtimeğil zamanı şimdi bir hatadadöşediğim köprü ayakları batarken kaburgamarüyam tedbirgünüm kamçılama asılı duvarakaçmıştım gelgeç ilişkilerdenkaçmıştık beraber, kaç? tanrımı yakama bağlamıştımoynamıştım da gülüpbozarıp ağlamıştımhayat her kucaklamasında bir yerlerimi yuvarladı, anlamadımsefer uzadı her seferindedelik büyüdü söz nallandıbulutlar şehrin efkarından nem kapıp üstümüze yağdıhatırla, yazdı yalınayak sevişmiştikkıştı karaşın bağlamıştıkhazanı…
-
op.55: kusurlu cinayetler serisi – birinci bölüm

mehmet ali güldalı, ocak 2020 Etrafına bakınıyor Genç Adam. Sakallı olduğunu görüyor durakta bekleyenler, boyu kısa, sakalı uzun, gözlerinin altında morluklar ve çukurlar. Zayıf görünüyor, çelimsiz bir şey. Sol çaprazında duran kızıl saçlı, kırmızı kaban giymiş, alımlı genç kadın, yakışıklı buluyor Genç Adam’ı ve kalbi, çocukluğundaki gibi atmaya başlıyor. Çocukluğundaki hisler, tekrardan uçup konuyor kalbine.…
-
op.54: aynalarda resmi makamlar için orkestra

arsen everekliyan, ocak 2020 dalı esmer bir ağacım budağımda baykuşun kanı var sorular taşıdım bunca yıl cevapsız kara kaşlım giyotin bakışlım başını düşür ömrümün boynum sana kıldan ince… kör bir yalnızlıktı gözlerimde hüküm süren çekildi tırnaklarım dibine kadar aktı yanılgı çadır giydirilmiş kentlerin içinden usulca geçtim mosmor ve kaskatı şarkılar söyledim heybetinden korktum “tanrı dağları`nın……
-
op.53: popüler edebiyat dergiciliğinin giderek ivme kazanması ve edebiyat dergilerinin konumlanışı

yiğit ergün, ocak 2020 Hep aklımızın kuytuluklarında saklı olan ve zamanında önemli kalemlerin de enine boyuna eleştirdiği bu gündemi, sabah izlediğim bir programda üstüne eğilinmesi üzerine kaleme almak istedim. Dergiciliğin yaygınlaşması ve memlekette neredeyse her ay yeni bir dergi çıkması, edebiyat- yazar, şair-okur üçgeni açısından şüphesiz umut ve mutluluk vericidir. Yalnız, yığılan dergiler ve bazı…
-
op.52: üç cop

yusuf araf, ocak 2020 En çok senin ellerine yakışıyordu yüzüm. Senin ellerinde uyuyordu göz bebeklerim. Dudaklarıma, senin dudakların tarafından gelen bir icra memuru. Dilin, dilin en çok adıma döndüğünde dönüyordu dünya. Ondan sonra sevdiğimiz ne varsa yakıyordu anarşist çocuklar. Anarşist çocuklar, geçmişte kalan ne varsa yakıyordu. Üst katımızda ağlayan çocukların ağzına emzik oluyordu adın. Adını…
-
op.51: kusurlu cinayetler senfonisi, ikinci bölüm

mehmet ali güldalı, ocak 2020 Cehennem Mahallesi gettosu… Sefalet, yokluk, yoksulluk içinde olan getto, çaresiz getto halkı… Getto, genellikle tek veya iki katlı, birbirine yapışık evlerden oluşuyordu ve bu evlere ek olarak harabeler vardı. Tek katlı olan evlerin dış yüzeyi, maviye boyalıydı ve demir kapıların rengi de ya maviydi ya da kahverengi. İki katlı olanların…
-
op.50: isyan çiçekleri

adem üren, nisan 2021 bir vietnam türküsüyalınayak çorbasıdıröfkem gençliğimin. kayda geçsinbasılmadıkça diye damarımabaşkaldırma lüksümboyumu aşmayacakdenizler vadettiği içindir devlete.kanım parıldamıyor diyeellerim kıstırılmış bir tay gibihareket etmesin mi yazıyorum, tamam desinlertahtlar kurduk kırmak için,susacaksak ancak ölüm diyedir, tamamdevsek ve hala küsmemişsek,insansak/ doyurmaz bildiğimiz eteve ekmeğe, tamam. tellallar çıkarıphaber olduğum kentlerin mızrağısınbana bir güneş boyubana uzun bir yol…
-
op.49: safra kuyusu – ii / dârülbedâyide bedevi sikişi

yiğit ergün, mart 2021 ama neden çıkarmadın iskarpinlerini.. neden, neden unutmaya yattın hemen? öyle apaçık kapladın zamanı ve kalbine basa basa kirlettin yadigar esaretini. çak o zaman bebeğim, ölen hayallerimiz için bir beşlik. çık güzelim tüm ortalara, şenlensin sinema… bu kez duldasından gireceğim yazıma. kışımı kış kış edeceğim. olabildiğine olgun, mümkün mertebe maraz cümleler izleyecek seyrüseferinizi. öhöm.. s.a & a.s. kodumun parlamentoları artık neden yağmalanmaz dünyada? ve neden, altından sarayları olur cahil çetelerin? çok soruyorum böyle şeyler ve…

