opus sanat*

yağmurda şemsiye açmayanlar için biçilmiştir!

  • şiir
  • deneme
  • öykü
  • sinema
  • antişiir
  • söyleşi
  • müzik
  • duyuru
  • spotify
  • 6 Eylül 2021

    op.48: üzgünüm bu aşk da olmadı sana

    op.48: üzgünüm bu aşk da olmadı sana

    umut yalım, şubat 2021 Üzgünüm Bu aşk da olmadı sana. Hiçbir kâlbine düzgün oturmadı. Ne de  Rengine uyum sağladı kâlbinin. Bence Yağmur suları biriktir şimdiden. Anca  Ağlarsın belki bu ikindi vâkti. Köstence Malı ve yelkovanı kırık bir sâât gibi durmak istemiyorsan artık.  Başlıklı bir şiire başladım. Artık başlıkları da uzun tutuyorum. Artık ba şlıklar da bir parçası şiirin. Hep üzülmüşümdür kısa başlıklı şiirlere. Yarım bir kol ya da yenmemiş bir e kmek gibi…

  • 6 Eylül 2021

    op.47: aynada otopsi – vııı

    op.47: aynada otopsi – vııı

    yiğit ergün, ocak 2021 şimdilik bana tanınan sınırlara üzgünüm. özgürlüğün tanımını yapmanın zor olduğu neş’esiz meşgale günlerim. keçilerinden gına gelen meşesiz bir patikadayım. boynum giderek omurgasını esnetiyor. kaynar başlıklı acılarla alelacele sevişiyoruz. bilmem bir yerden tanışıyor muyuz? salıncağı felsefenin kasıklarına bağlayıp, solungacı aşkın gırtlağına dikip, delik bir mavnada karavana yol alıyoruz. iki incir düşünce hemen…

  • 6 Eylül 2021

    op.46: defterimden alıntılar -bölüm altı: adem üren ve sevgilim, ağzımda akdeniz

    op.46: defterimden alıntılar -bölüm altı: adem üren ve sevgilim, ağzımda akdeniz

    çağla nalbantoğlu, ocak 2021 kitapların ön sözünü okumayı sevmeyenlere bile okutacak cinsten bir ön söz ile başlıyor üren. sevgilim, ağzımda akdeniz‘deki şiirlerini şöyle tanımlıyor: ” güç ve onu elinde bulunduran her babanın, dövülme, her devin mutlaka bir gün küstürüldüğünün şiirleridir. ” syf 9, MUSTANG: hadi dedim cehennem kadar ateşliyim ve yağma hadi dedim krizden inceyim…

  • 5 Eylül 2021

    op.45: efe elmastaş’tan samizdat tarihi üzerine fankit

    op.45: efe elmastaş’tan samizdat tarihi üzerine fankit

    Özgür yayıncılık denildiğinde ilk akla gelen türlerden biri de Samizdat olarak bilinen Rusya’daki yeraltı yayınlarıdır. Sovyet Devrimi sonrası 1940 yıllarında bir yayın türü olarak tarih sahnesindeki yerini almaya başlayan samizdat; baskıcı yönetim süreçlerinde çeşitli örgütlenmelerle sesini halka ulaştırmıştır. Zor şartlar altında üretilen ve okuyucuları aracılığıyla dağılan bu yayım çabası, kuşkusuz, ülkemizdeki birçok fanzinin ve yeraltı yayıncılığıyla uğraşan…

  • 5 Eylül 2021

    op.44: bir dizi pakt ya da annemin boğazındaki o yavrum tümörü

    op.44: bir dizi pakt ya da annemin boğazındaki o yavrum tümörü

    enes sarı, kasım 2020 açıldığı halde aşılmamış yol uğradığında yolcuya  ziyaretin kısas’ı makbuldür diyerek vicdanı ile cüretini baş başa bırakıp beni gördün, beni gösterdin fakat yürütemedin ayakları yoktun fakat işaret edilen her noktada bir kendini bulmuşluğa, işaret edilen her yeri evine benzetme çabası ve her evin alçısına geçerek yolun bölünmüş bütün uzantıları sirayet edecek yolcuya. haliyle, vücudun ağırlaştığı anlarda yüklü taşıtlarla dönülür kavşaklarşeritin ortası seçilir boşlukta bu aşikâr, varılacak durak aşk olsa da vasıtası kârkapının çalmayan tarafında biriken ince uzun parmaklar ve ince uzun yollar bir vücut çıkaracak uzuvlarımdanartık yürüyemeyeceğim fakat başka ayaklar sallayacak beni başka yollarda. yönelime irade karışmamışsa idaresi zor olacaktır yönetimin bölüş ve parçalanış  yapbozun önümüze serdiği resimdeki kesik damarlara tekrar tutunma mecburiyeti beni sizler yarattınız umarım yaradanı aratmazsınızbeni sizler yarattınız umarım kendimi aratmazsınız korkusuyla bir daha parçalanmagitmeler kadar kolay olmayan gelmeler çekimlenir burada: bu geçmiş zaman hikayesiher gelecek geçmişinden çekinir bu tarihin rivayetiyani rehavetin yeri hazırlanırsa erkenden yeryüzündedoğduktan sonra doğrulmamız zaman alacak fakat sonunda emekleyecek her yetişkin. baktığında kâle alınmayan kale olunca kırık duvarlarının ardında bataklıkta onu aşabilmek için gösterilen gayretin görünmez olduğunu bilerek  yer, çekimine mağlup olarak kendi yalnızlığına çekilecek. hayatın hayalarını ovaladıkça çıkması beklenen ecinne  sürüklerken ecele, kulaçları tersine atmak dikine yüzmek deriyi bu şekilde incelterek derinlerden yüzeye yani köyümden havai kentlere diz çökerek ya da oturtarak dizlerime,  ya pakt ya da annemin boğazındaki o yavrum tümörüannemin boğazındaki o yavruların terörü silinmedikçe dizelerimdebir vücut, artık çıkacak uzuvlarımdanartık üreyemeyeceğim fakat başka ayaklar sallayacak yavrularımı başka ağızlarda.

  • 5 Eylül 2021

    op.43: kaçış bileti

    op.43: kaçış bileti

    neslihan yalman, kasım 2020 21. yüzyıl, artık mantık ve netlik aramanın mümkün olmadığı karmakarışık bir çağdır. Fizikbilimci Michio Kaku’nun, insanların ‘’ileri teknolojinin’’ aksi istikametinde ‘‘yakın temas’’ istediklerini dile getirmesi bile gerçeği değiştirmez. Yerküre, milyarlarca yığınından meydana gelen, gereksiz bir çöp sepetine dönüşmüştür. Bu anlamda, insan denilen varlığın da artık bilgisayarlarla, cep telefonlarıyla, yazılımla, internetle, yani…

  • 5 Eylül 2021

    op.42: eighteen to nine

    op.42: eighteen to nine

    kazım baran yılmaz, kasım 2020 sucithlara lata bir yerde bir yanlış var, misaller bir yerde onanmaz bir kusur, meselalar bir yerde tılsımını yitiren bir ihtimal, belkiler kaybettik ve belli etmedik asırlık sırrını elden duyan bir yabancının ehemmiyete düşman oluş hırsını hızıyla çürüdük hem de kesintisiz diri sandıklarımızın iç ihtilallerine hedef oluşuna benzer örneğin tahrir’de aynı…

  • 5 Eylül 2021

    op.41: geceler bana zulmü öğretiyor

    op.41: geceler bana zulmü öğretiyor

    hasan salih kaymaz, aralık 2020 geceler bana zulmü öğretiyor  ben sırtımı dönüyorum gecelere  doğrusunu bildiğim yalanlardan ve  her şeyi düzeltmeye kalkışmaktan sakınıyorum  bir yere vardıramadığım cümlelerin tutsağıyım  doğrusu korkağıyım ben adını anmaların   yok yere üzüntü duymaların  tadına oracıkta varıp muhafaza etmek  hikmetinden sual olunan vicdanları  ne acı, kimseler kadar oturaklı değilim  yeşermemiş bir hınç salınıyor…

  • 5 Eylül 2021

    op.40: bi sinema, rosemary’s baby

    op.40: bi sinema, rosemary’s baby

    kerem nadir özcan, aralık 2020 Roman Polanski’nin en önemli filmlerinden biridir Rosemary’s Baby. Yönetmen; ana akımın seyirlik, gerilim, korku türünün olanaklarını, çekildiği yıl olan 1968’de kullansa da bize sadece iyi vakit geçirtmek, Hollywood korku sinemasının slasher filmleri gibi vaatler sunmaz sadece. Alt metniyle birçok şeyi söylemeye çalışan bir filmdir. Rosemary’s Baby, tam da çekildiği yıllarda…

  • 5 Eylül 2021

    op.39: öpmeden ölünecek şeyler de var

    op.39: öpmeden ölünecek şeyler de var

    serdar topaloğlu, aralık 2020 renksiz sevdalar dayandı bu kez göğsüme rüzgarlarım anlatsın tarihi omurgam kambur ağaçların asrı etimse hazır dünden iltihap kusuyor ellerim / oysa dokunmadım eski kahvehaneler dışında da dolaşmadım hiçbir yeri esnafların yazılmayan tarihi   ezberlemek bütün kirli sakalları         perçemlerinden ağaran saçlarını              …

  • 5 Eylül 2021

    op.38: sadece şiir

    op.38: sadece şiir

    yusuf araf, ocak 2021 *Bu yazı, Kasım – Aralık 2019 yılında Vurgu Edebiyat dergisinin 3. sayısında yayımlanmıştır.   Popüler kültür dergileri, son on yılı aşkındır edebiyat mecralarında hep tartışma konusu yaratmıştır. Sermayesini ortaya koyarak üzerinden büyük paralar kazanan bu kişiler, gerçek manada edebiyatımızda sömürü alanları yaratarak itibar kaybına yol açmışlardır. “Kafa” dergisi, bu itibar kaybının başını…

  • 5 Eylül 2021

    op.37: kast ajansında yine sıradan birgünün şiirinin şiiri

    op.37: kast ajansında yine sıradan birgünün şiirinin şiiri

    umut yalım, mart 2021 Kast ajansı en doğru adamı seçmiş yönetmesi için bizi Yoksa Seçimle gelecekti: hâşâ Oysa Biz Bizi Sevecek  Kişiyi Dahi Seçmekten aciziz. Şâhsen Ben de: hep yanlış tarafını seçiyorum usturanın ve Istırabın. Şimdilik şiir iyi gidiyor bence. Devam ediyorum ve Ready Teddy çalmıya  Başlıyor Elvis’ten. Umarım  Gelecek Vaadedenler Kulübü’nden mezun olamam. Çünkü Lady Gaga gibi olmak istemiyorum. Evimde, atv dizileri izlemek istiyorum.  Pardon Değiştiriyorum burayı: Komşuda, Zuhal Topal izlemek istiyorum.   – Niye Müge Anlı değil? Çünkü çok korkuyorum: kaybolunca beni bulsun diye Müge Anlı’ya baş Vurmaktan.  Zuhal Topal güvenli bölgem. Ne akar ne kokar.  En…

  • 5 Eylül 2021

    op.36: safra kuyusu – i/ checkpoint

    op.36: safra kuyusu – i/ checkpoint

    yiğit ergün, mart 2021 hadi bakalım harikalar, soyunun diyarınızı. açılsın perdeler ufak ufak ve yerini alsın oyuncu. nerede ruhumu dijital amforalara işlettirecek keskin cazibe? o geri sayımların veteranı, oyunun sürpriz kurucusu. şehveti taşmaklı, sesi alacaklı.. o geceyi kaldırımlardan yalayan kanatlı süpürge. tenim uyumsuz gezegene ve sağalmayı bekleyen çok atık var düşümde.  yüzüm epeydir gülsüz, toplum çoktandır diken. daldığım bahçe uğursuz, gangbang istiyor sistem. balık bozuk çıkıyor ve bozguna uğruyor listem. ağzımda bereketli hayaller sulanıyor, içimde derin bir…

  • 5 Eylül 2021

    op.35: sessizliğin topal hiyerarşisi

    op.35: sessizliğin topal hiyerarşisi

    şehriban yaman, mart 2021 Kapandı kapı, içine doğru çekilen son adımımla. Ayrık yaşamların üstünde kesiştiği sıcak lastik kokusu, havanın tazeliğini bozuyordu. Koridora serilmiş halı, topuğundan kan çekiyor gibiydi insanların. Yürüdükçe çekildi kanım. Son damlasını da yitirmek üzereydim sanki. Beti benzi atmıştı ayaklarımın. Ne zaman binsem otobüslere, hep böyle olurdu. Ne zaman otobüs desem bir şeyler…

  • 5 Eylül 2021

    op.34: çalk yahut araf

    op.34: çalk yahut araf

    çağla nalbantoğlu, mart 2021 kemiğim arasına saklanan sıvıyı içeyim diye doğrultup yüzüm üzerindeki o yansıyı, başladım durmaya. alnımdan dökülen kül ile pay edildim yanak içlerine insanların. us denilebilir adıma ya da ah. ayaklarımı sürüyorken ve henüz yanılmamışken hiçbir tarih. atlasımdan sökeyim diyorum kara parçalarını tanrının. ve sussun bu göğü delen şarkısı türeyenlerin, cümleyi en arsız…

  • 5 Eylül 2021

    op.33: bi sinema, hillbilly elegy

    op.33: bi sinema, hillbilly elegy

    umut kaygısız, mart 2021 Ağladıkça yükseldi duvarlar, temelli aşılmaz oldu. Kapısı olmayan bir yere gökten indirilmiş gibiydim ama üzerimde tavan yoktu. Altımda beton yerine toprak olsaydı şayet, kesinlikle kazardım onu. Ama yok, bulamadım. Oraya nasıl geldiğimi, neden oradan bir türlü ayrılamadığımı ve ilk defa ne zaman ağlamaya başladığımı. Hiçbirisinin cevabı bende değildi. Kendimden başkasına sorabilmek…

  • 5 Eylül 2021

    op.32: duruldum > yoruldum < onuldum

    op.32: duruldum > yoruldum < onuldum

    umut yalım, mayıs 2021

  • 4 Eylül 2021

    op.31: işaret kuşağı’ndan: emre ay – fakat

    op.31: işaret kuşağı’ndan: emre ay – fakat

    işaret kuşağı, mayıs 2021 gök yırtılmış bir gömlek gibi duruyor gözümdeyanılmış bir kitap gibi yanıyor içimde dağkalbimin sökülen yerleri dikilmez bir vedagidenin hiçbir zaman gitmediği bir düzendeben hariciyim her şeyin tam ortasınınyine de ait ve tabi değildahil olmak isterdim bir mümküne emre ay, sade emre ay, fakat.işaret kuşağı’ndan. aşağıdaki linkten fakat’a ulaşabilirsiniz:

  • 18 Ağustos 2021

    op.30: volga: bütün var olmamış sevgilerdeki baş kahraman

    op.30: volga: bütün var olmamış sevgilerdeki baş kahraman

    damla nur akkirpi, ağustos 2020 Ölmek sana hiç yakışmıyor Volga. Önce gözlerime bakıp bu dünyadan ve benden delicesine nefret ettiğini söylemen gerekirdi. Sonra avuç içlerinle tükürmeliydin, ezilmekten rengini kaybetmiş olan toprağa. Uçurtma şenliğindeki bütün uçurtmaların ağaç dallarına takılıp yırtılışlarını izlemeden ölmek, Sana hiç yakışmıyor Volga. Bir balerin gibi seni durmadan parmak uçlarına kaldıran şu acımasız…

  • 18 Ağustos 2021

    op.27: nadanca

    op.27: nadanca

    umut palamut, eylül 2020 Varoluşsal sancılar çektiğini sanan insanların sancılar çektiklerini sanmalarının sancılarını biz çekiyoruz. Katlanır sandalyeden, dekoratif at kafasından, amigurumiden, ‘pavırbenk’ ten derin derin anlamlar çıkaranlar var. Çıkaralım mı biz de bir şeyler? Çıkarıp gösterelim mi?  Yollara düşmenin şovenizmiyle depresyonlararası seyyahlığa soyunuyorlar. Fiziksel bir transfer bu, sakin olun. Bir yerden başka bir yere gitme eylemine daha ne…

←Önceki Sayfa
1 … 18 19 20 21 22
Sonraki Sayfa→
  • Abone Ol Abone olunmuş
    • opus sanat*
    • Diğer 62 aboneye katılın
    • WordPress.com hesabınız var mı? Şimdi oturum açın.
    • opus sanat*
    • Abone Ol Abone olunmuş
    • Kaydolun
    • Giriş
    • Bu içeriği rapor et
    • Siteyi Okuyucu'da görüntüle
    • Abonelikleri Yönet
    • Bu şeridi gizle