-
op.218: sevda altınkaya, boşluğun dışındakiler*

Gidenler ve gelmeyenler aynı kişi değildirÖnce bunu söyleyeceğimzam-anhiçbir şeyi tüketmeden yok etmez Boşlukları doldurma sanatına yaşamboşluğun dışında kalanlara insan Boşluğun bile dışında kalarakKanıtladığın nedir bir insan olarakBoşlukları dolduralım hanımefendievet biraz kayarak, biraz sıkışarakve biraz nefessiz kalarakDolduralım boşluklarıMutlaka arkadan gelen birileri olacak Yaşlanmış çocukluk diyemiyorsun da ergenlikÖlmüş çocukluk diyemiyorsun da yetişkin Hangi yetişkin neye yetişmiş yaşarkenAma…
-
op.217: furkan doğan, birey olmak için hep batı’ya*

Eski bir Türk filminde yaşamak istemiyorum Ne de olsa şehir olmak için yapıldı bu gökdelenler Nereye dikilirse dikilsin artık Ben bıktım seni uzaklaştıran her şeyden Şehirleşiyoruz diyoruz ben seviniyorum İki yabancıyı gözlerinden tanır buradakiler Birey olmak için çok geciktim Modernleşme sürecim baltalandı Nerede bu İttihat ve Terakki Hiç yıkılmayacak mı içimdeki Abdülhamit? Yalnızım diyorum ya…
-
op.216: usame yördem, seni seviyoruma verilebilecek cevaplar yahut alternatif ölme biçemleri*

Seni seviyorum’a ne oldu?Ne oldu, böyle uzun ve uzak sözcüklerin düz bir anlatımda kullanımına? Delirmiş ellerle yazmaya teşne şeyler;Bu ne demekti diye bakarken sözlükten,Kuru mu, yavan mı, ne olduğunu kestiremediğim,Anlamlar kurmuş ve eski bir yalnızlığı unutmuştum. Yontuyordum, olmamışlığı.Olmamıştık, bu ne demekti? Yan yanaydık ama bir o kadar uzak,Şeyler biraz bilinmezdi, biraz uzun atlaslar,Biraz başımı dizine…
-
op.215: nursima aslıipek, çocuk ve deniz*

Güneş batıyordu. Aydınlık karanlığa, gün geceye dönüyordu. Onun için en güzel, saklanmanın en kolay olduğu zaman geliyordu. Bir şeylerden kaçmak, saklanmak, çocuk gibi hıçkıra hıçkıra ağlamak için gece her zaman güzel bir vakitti. Onu duyanın sadece sokak lambaları olduğunu bilmek, ona huzur verirdi ama o gece bir şeyler ters gidiyor gibiydi. Her adımının duyulduğunu, ona…
-
op.214: çağla nalbantoğlu, tanıdık ve soğuk*

Ölülere ulaşmak için mezar taşını okşamak ve dua etmekten başka bir yol mümkün mü? İmkanlar dahilinde mi ölümün canını acıtma ihtimalini düşünüp yumruklamak antre duvarlarını? Bilincin kapandığı günden beri düşünüyorum bunu. Ağır geliyor, burada olamaman. Sesini duymadıkça unutuyorum ve bu yüzden kendime çok kızıyorum, aşağılıyorum kendimi. Sen küçükken de salaktın zaten, diyorum aynadaki yarım silik…
-
op.213: atakan aydın, bacak arasında anatomi*

Masum bir sokulmadır, uzun soluklar ardından bakındığın o geceAğzı yırtık çarşaflar kendi taraflarına bağırırZamanın oylumunda, bükülür sessizlikKıvranır yatağın yaylarıİşte ben geliyorum dünya. Gecedir, kum saatinin geriye doğru akmasını bekleyenSahibidir aynı zamanda, karşılıklı sert bir direnişin.Dolanan dil, zehirli bir oyuna çağırır herkesiNefes almak, solumak şimdi gizli bir bilmece. Geçirir zehirli dişlerini, odanın içinde dans eden ‘SES’Yankılanır,…
-
op.210: zeynep akkaptan, varlık yaşamları*

Altındaki demirler paslı,Gözlerinizin içinde bir çember,Kumpanya perdeleri kapalı.Verandada tütün saranların ellerinde nasırlar,Sarayların minarelerini sayıyor küçük haspalar.İnsanın hayatına bölünen bazı varlık yaşamları var,Şehrin bulvarları birane kaynıyor,Sorsan içinde ayyaş yok.İki dal sigaranın hesabı, altı altın külçesi eder dediler,Sanki avize taşlarında yansımamı gördüler.Ben memur meziyetini sökenlerdenim,Hakkaniyetten bile önce insanın öldüğünü gördüm.Bunlar sever yalanı, kandan bile evvel vardı palavra.İpe…
-
op.209: emrecan doğan, kayalık*

Lise sondaydım, üniversite sınavlarına hazırlanmam gerekiyordu ya da son sınıflara has bir rehavetle sadece keyfime bakmam. Ben ikincisini tercih ettim, yaşadığım ilçenin, Sevdiğin’in, yerleşim yerlerinin dışında kayalık bir uçurum vardı. Burada eskiden bir göl olduğu, hatta şelale bulunduğu ama zamanla kuruyup yok olduğu ve bu kayalığın da onun bir parçası olduğu söylenir. Doğru mudur, değil…
-
op.208: feyza menteş, pansuman*

Sırtım soğuk bir koğuşta yaslıdır. Garantisi birkaç yıllık gençliğimde yediğim darbeler, uzun ömürlüdür. Nezarete düşmüş yüzüme bakmayın, gözlerim biraz cop iziyle kaplıdır. Paramparça ruhumu sınama istekli hasretlikler, un ufak etti sanmayın. Tepelere bakarken yakaladığında Tanrı beni, kepengi indi, bütünlüğe yeminli illet aynaların. Bir yerlerden bir yerlere taşınırken anımsadım kendimi. Benim hayatım hep bir aracın arkasında…
-
op.207: bilgehan tuğrul, öpüşen geyikler de vardır*

beni beklemen gerekirdi çünkü insan sevdi mi öyle yapar çamaşır iplerinden kolye takmaz insan sevdi mi kendini asmaz elbiselerini kurutur üzerinde kanakalem çalışmaz beni de alman gerekirdi iki resmi yan yana yakarak çünkü insan sevdi mi haricinde terk eder biliyorum birkaç yıl sürdü belki sorun neydi biliyorum sendin bir vesikalıktan fazlasını bıraktığın için için rahat…
-
op.206: sevda altınkaya, soydağı*

Dünya, ne kadar içten dönüyorsun anlatİçinden yıkılırsa bir resimRenklerin ağzında kan kalmaz mı yeşilden geriyeAnlat, eski bir çocukluktan başlaNeden sabrı kalmamış yerküremin/ biliyorumDurmadan anlattığım içinDinlemiyor hayatın hiçbir kulağı beni Dünya, ne kadar içten dönebilirsin en fazlaİçinden kıyılmaya başlarsa bir poetikaÇarpık kentlerin yüzüne tükürmez mi estetikBiz kıyısında kaldığımız her denizinSularından önce boğulan boşlukÖlümden aklını kaçırmış bir…
-
op.205: adem üren, şikayetname*

yıkıldı gövdemde bu bir hipodromdurne yarışın bitimine/ne zulme ne ölümeteslim olabileceğim bilekler yoktur bende nemrut kadar uzağındayım her şeyinbir sevgiye ıslak ağızla yaklaşsamöldüreceğim kesin. düşünmedim hiç böyle kesileceksemdölden diye bir günbu cenap bu et bu açlık aynı anda okunmuyor. çiviyi çiviye çakan/şarkıyı açan/ sesi kısanradyodan ölümsüzlüğü ölümle açıklayanalnındaki kara putlardan daha karayıkılacak bir evin muzafferisin…
-
op.204: yusuf uzun, ihtimal süngüsü*

Beklemek, olanaklara yenik düşmekse eğer kısır bir döngüde, kendi döngüsüne sıkışmış şehrin tekerrür taşları arasından sızan suyun biriktiği çukur bulunmak ister birileri tarafından. Çünkü bu suyun altında nefes tutmakla eş değer geliyor bazen var olmak ve bu uğurda hükmün çabasına teslim olmak. Ufkun kapalı şeritleri arasında yol alışın katmerli sancılar ile birlikte insana çarptığı sert…
-
op.203: eray erkin, helicobacter pylori*

yöneldiğim her yaşantının bir önceki günü yaşamadığı ne malum?sizi alt satıra eledim bu yüzdenmideme mikrobunuz yapıştıdünyanın yüzde ellisinde var ama kaçında doğuştan yaşar bu şeyben alıştım buna orta seviye yaşantının üst ve alt kargaşası yokturne avam ne kast bildiğin sınıfsızbir esneklik konusu sanırım sıfıra sabitbir gün dem vuruyorumbir gün ab-ı hayat çeşmesinden içiyorumfakat aynı güne…
-
op.201: usame yördem, burada olmalıydın anları*

O’na… Keşke bu kadar keşke dememiş olsaydım. Bir dal olur kırılan ve yerde; insandan olma, ona tutunmak şöyle ayrık dururdu, kaybın icadıyla ve hayatıyla.Orada durur ve şöyle derdim hayta hayata: aşılmadık şeylerin ilki, bana ne demişti? Burada olurdun ve aksardı hep cümleler.Sanki başka türlü olacakmış duyguları, belki zamanları, geçmeyen şeyler ve bungu,Çağırtılar ve yanındayımlar; artık…
-
op.199: mehmet sezgin sarı, kar şenlikleri*

Erdem’eve annesizliğine çocuklar sağarken evlerin dökülmüş sıvasınıkolay değildir on dördünde ölmekgömülmek bir yanardağ ağzına ki dünyaizlanda’da çakmak taşı olmayan yolcukalemlerin kırılışını, topallayan seneleri,çuvala koyarken eylülüöksüz sevgimiz geçiyor ellerimden dikiyor göğsünü yara kabuklarındanmavisi dökülmüş her okul önlüğükör sancısı ışıklı yoldanve yaban elmalarının otlara kalanındanbir bir dökülürken avuçlarım işte kalbimbiraz blues, Charlie Chaplin birazdans etmelisin ayaklarına inatsen…
-
op.198: cevat galip tan, kuzguncuk’u ben yaktım*

Kabul ediyorum.Bütün bankları ben yaktım Üsküdar’da.Hele Üniversite Sokağı’ndakiler yok mu?Cayır cayır yandılar iki kibrite.Bütün sokak lambalarını da ben devirdim.Evet efendim,Kuzguncuk alev aldı benim yüzümden.Sirenler benden dolayı çaldı.Her yer yandı kül oldu bir anda.Söylüyorum,Ağaçları kesen bendim.Yuvalarını bozan kedilerin,Huzursuzluk çıkaran,Bağıran çağıran,Aradığınız şu adam bendim.Kuzguncuk’u ben yıktım,Ben yaktım.İşte itiraf ediyorum.Tarifi imkansız haldeyken,Çok görmeyin bu yaptıklarımı.İhbar ederseniz eğerCanınız sağ…


