Etiket: erman şahin
-
op.448: erman şahin – uzakları bekleyen ağaçlar*

Sevgili arkadaşım Ümit Yaban’a I.o uzun kıştan sonra badem ağaçları büyüdüğünde sen gelecektin gidenleri böyle bekler haritanın kuytu yerleri ya da en doğusu uzakların mektupları olmaz uzakları bekleyen ağaçlar olur II. damlardaki kar suyu evlerin kurumuş dudaklarına değiyor iğne oyası bir tülbent en sevdiğin çiçeği öpüyor ateş sönüyor rüyalar üşüyor sonra III. bir tay vuruldu dün sabah göğsündeki yaraya ağlamadı kimse boynundan sevilmemiş dediler o gün ölmüş bir ahırın kapısından dünyaya susan tayların yalnızlığı…
-
op.408: erman şahin – gam gazeli*

|. gözlerinin buzulları çözüldüğünde yüzündeki kış çatlakları kadardı ölüm unutulmuş bir evin saksısındaki kurumuş çiçeğe verdiler adını sen de öyle gitmişsin dünyadan biz de öyle kalmışız dünyada susuz ve sessiz göğsündeki yarayla eridi kemikleri annenin helalleşmedi kimse annenin gözlerindeki kuraklıkla ||. ayaklarından sürdüler sokakların yüreği çıplaktı bıçak biledik ar damarımıza…
-
op.387: erman şahin – yalnızlığın parmak izleri*

Oku diye değil Hatırla diye başlıyor zamanBir evden geriye sayarak Yüreğimden çok uzakta, taşındığım hikâyeler Kalabalıkların diktiği cümlelerin bedeniDilime göre değil Ellerimin yalnızlığına, sesimin evsizliğine alıştıkçaKâğıttan gemiler yaptımBaşımızı hiçbir fotoğrafa yaslayamayacak arkadaşlarıma Omuzumdan indiremediğim tabutlar Uykularımı bölüyor Gözlerimin en çok o aralık yağmuruna benzediğiniSana söyleyemedim, anneBoş sandalyeye hep kendim oturdum Yaş aldım sözcüklerimin utangaç çocukluğundanKekemeydi anılarımKalabalıkların arsız kahkahasının Yüzüne çekti perdesini …
-
op.365: erman şahin – ışıklarını erken söndüren evlerin kısık sesli cümleleri*

Ömrümüz ile alnımıza yazılanın aynı yolda yürümediğini anladım, yol boyunca kucağında çocuklarıyla ölen kadınları gördüğümde. Yola isimler koydum her adımda; Halepçe, Hiroşima, Guatemala, Sri Lanka, Gazze , Naziler ve köpeklerin bir acıya avlamaktan başka çaresi olmadığı tarih öncesi çağlar. Beyaz bayrakların diline sürülen kızılcık şerbetine inanmayı bıraktım saçlarımın beyazından mezar taşlarına baktığımda. Savaş bitince taze incir toplayacak…
-
op.251: erman şahin, şirk*

bir yalana üç kat sıva gereküzerine atılacak biraz şükür cennet bir ninnibarut kokusu gözlerinikapatırken çocukların kulaklarında kırık beşikyıkık duvarobur tank ağzına kül sürecekatomu aldatan eller dünyanın bahçesindebinbir dilli ahlar kızgın demir bashatırlayan yanına bacaklarına değilyüreğine kuvvetölülerini ilk terk edenlerinsımsıkı kilitlesin kapılarını perdelerden dökülen soğuk mevsim terişirk koşmak göğehiroşimadan halepçeye kadar.